BOLKAR ÇIĞLIĞI, Çukurova Kuvayı Milliye Müfrezeleri, (1918 – 1923)

Çukurova Kuvayı Milliye Müfrezeleri (1918-1923). Milli Mücadelemizin Bilinmeyen Yönleri bu kitapta. Seçkin okurlarını bekliyor… Dursun Özden, Akademisyen Yayınları.

BOLKAR ÇIĞLIĞI

Kuvayı Milliye Çukurova Müfrezeleri

Milli Mücadelede (1918-1923) Çukurova tarihinin bilinmeyen yönleri bu kitapta…

Araştırmacı gazeteci, gezi yazarı, şair ve belgeselci Dursun Özden’in uzun zamandır yaptığı bu araştırma ve inceleme çalışması; okurların merakla beklediği bu kitap, nihayet yayınlandı. Milli Mücadelede Anadolu Direnişleri ve özel olarak da; Çukurova Cephesi ve Kilikya Bölgesi Kuvayı Milliye Müfrezelerinin (1918-1923) bilinmeyen yönleri; Milli Mücadelemizde bize maddi ve manevi destek sağlayan, Sovyetler Birliği Diploması ve Askeri Danışmanların Anadolu’ki anıları ve Atatürk-Lenin mektuplaşması belgeleri de bu kitapta yer almaktadır. Öte yandan; 5 Ağustos 1920’de toplanan 1. Pozantı Kongresi’nde, demokratik seçim sistemi ve alınan kararlar, Mustafa Kemal Paşa’nın Kongrede konuşması, Karboğazı Zaferi, Fransızları teslim alan Kuvayı Milliye Bolkar Cephesi Yörük Kadın Kahramanlar, Toros Dağı demiryolu tünelleri ve Gülek Boğazı’nın stratejik özellikleri ve önemi, ilk kez ortaya çıkarıldı. Mustafa Kemal Atatürk’ün; Adana esnafına ve Tarsus Gençliğine Hitabesi, 1. Pozantı Kongresi Kararları, Karaisalı Tren Garında eski bir vagonda gizlice basılan (1918) ‘Yeni Adana Gazetesi’nin halkı düşmana karşı örgütlemesi ve “Çok Gizli” yapılan telgraf yazışmaları da “BOLKAR ÇIĞLIĞI” kitabında yer almaktadır… Orijinal fotoğraflar, haritalar, belge ve bilgilerin yer aldığı bu kaynak kitap; Yakın Çağ Tarihimize ışık tutmakta, Kurtuluştan Kuruluşa giden bu zor yolda, vatansever Anadolu insanının özverili direncini ve Cumhuriyet Devrimlerinin önenini vurgulamaktadır. Yirminci asrın başında, emperyalist güçlere karşı verilen savaşın zaferle taçlanmasının ve Mustafa Kemal Atatürk aydınlanmasının destanı olan bu çığlığın, Bolkar Dağları ve Çukurova’da yankılanmasıdır bu kitap…     

Milli Mücadelede Çukurova Direnişini örgütleyen, Yıldırım Orduları Grup Komutanı Mustafa Kemal Paşa; 10 Kasım 1918 günü, Adana Garı’ndan yola çıktı. Trende camdan dışarıya baktı ve derin bir iç çekerek, yanında bulunan yaveri Cevat Abbas’a şöyle dedi: “Toros Dağları’nda, bu zor koşullarda, tek bir Türkmen evinin bacası tütüyor ise; ben bu milletten umudumu kesmem, bayrağımı göğsüme sarar, milletimin istikbali uğruna ölürüm… Toros Dağları’na bakınız, eğer orada hala, dumanı tüten Türkmen Yörük çadırı görürseniz, şunu çok iyi biliniz ki; bu dünyada hiç bir güç, asla bizi yenemez. Bu kutsal vatan toprağı ve kadim Anadolu Medeniyetleri, her şeyiyle bizimdir. Eğer düşmanı bu cephede yenemez isek; Toros Dağları, Türkiye’nin güney sınırı olacaktır. Bu bilinçle savaşacağız. Bu böyle biline… İlk kez demokratik seçim yapılan 1. Pozantı Kongresi kararlarında; Anadolu direnişi için, Türk ve İslam Dünyası’na dayanışma çağrısı yapıldı. Bu çok anlamlıdır… Yaşasın, Tam Bağımsız Türkiye!..”  Gazi Mustafa Kemal (5 Ağustos 1920, 1. Pozantı Kongresi)

“Şeyhülislam Haydarizade Hazretlerine; Mustafa Kemal Paşa’nın talimatı üzerine, Kayseri’den gelen Mızrak Yürekli Kadın Milislere, Ulukışla Han’da sakladığımız silahların bir kısmını teslim ettik… Niğde 11. Tümen Komutanlığı ve Batı Kilikya Cephesi Komutanı Tekelioğlu Sinan Bey ile ilişkilerimiz sürüyor… Türk’ün maneviyatını perişan eden; sizin ve İstanbul Hükümeti yanlısı Ulukışla Kaymakamı Tayyar Beyin baskıları, bizi yolumuzdan alıkoyamaz. Müftülük görevimden istifa ediyorum. Ben, vatansever Ulukışla halkının müftüsüyüm. Albay Arif Bey, Üsteğmen Cemal Efe, Deli Hüseyin Ağa, Uğur Ünal Bey, İmam’ın Kemal, Fettah Çavuş, Paşazade Ahmet, Sarı’nın Abdullah, Sarı’nın Memed ve Şevki Alpagut Bey ile birlikte, ben de; Bu Kutsal İsyanda, Mustafa Kemal Paşa emrinde ve Kuvayı Milliye saflarındayım. Bilesiniz. İstiklalsiz din olmaz…”  Müftü Mehmet Bahaeddin (Öğüt), (22 Şubat 1920, Ulukışla)

“Ulukışla Kuvayı Milliye Müfreze Komutanı Şevki Alpagut ailesine, Paris’ten gönderilen bir mektupta şunlar yazıyordu: “Türkler, o kadar konuksever, o kadar kadirşinaslar ki; onların iyiliklerini asla unutamayız. Özellikle, Milli Müfreze Komutanı Şevki Alpagut Efendi ve ailesi; Ulukışla’daki evlerinde bizi el üstünde tuttular. O yoksulluk koşullarında bile, bize en iyi yiyecek ve içeceklerini, en temiz yataklarını sundular. Tüm asil ve insancıl sevgilerini esirgemeden, bizi en güzel şekilde ağırladılar. Türkler, uluslararası hukuk ve diploması kurallarına harfiyen uyan, ender ülkeden biridir. Bize esirliğimizi unutturdular. Onlara ne kadar çok teşekkür etsek, azdır…”  Binbaşı Pierre Mesnil ve Edrige Aubry Mesnil (21 Ekim 1922, Paris-Fransa)

“Tüm vatan savunmasında olduğu gibi, Kuvayı Milliye Çukurova Cephesi (1918-1923) kapsamında; Adana, Mersin, Tarsus, Taşeli, Pozantı, Ulukışla ve Niğde Müfrezeleri; Emperyalist kuşatmaya karşı, Mustafa Kemal Paşa komutasında, zaferden zafere koştular. Destan yazdılar… Anadolu’nun doğal güvenlik kuşağı olan Toros Dağları üzerinde bulunan 38 tren yolu tüneli, Gülek Boğazı ve Ulukışla-Çiftehan-Pozantı Hattı’nın stratejik önemi ile vatan savunmasında kilit işlev gördü. Karboğazı Baskını ardından, Karaisalı Bucak Köyü’nde; Binbaşı Mesnil komutasındaki 630 kişilik ‘Fransız Jorneus Taburu’nu, 28 Mayıs 1920’de teslim alan; 4’ü kadın, 44 kişilik ‘Pozantı Kuvayı Milliye Yörük Müfrezesi’, tarihin akışını değiştirdi. Mustafa Kemal Paşa’nın da katıldığı, 5 Ağustos 1920’de toplanan ‘1. Pozantı Kongresi’ Anadolu Kurtuluş Destanı’nın, ilk ‘Bolkar Çığlığı’ olarak, ‘Büyük Nutuk’ta yer aldı. Ata’nın Tarsus Gençliğine hitabesi ve Adana Halkevi konuşması, Vatan savunmasında; ilk çağrı, ilk çığlık, ilk kıvılcım, ilk adım ve ilk kutsal isyandır. Kuvayı Milliye’nin aydın yazarı Niğdeli Hazım Tepeyran, neden idamla yargılandı? Emperyalist kuşatmacılar ve İstanbul Hükümeti yanlıları, misyoner ajanlar, düşmanla işbirlikçiler, asker kaçakları, haydutlar, eşkiyalar ve Ermeni ‘Kaç-Kaç’ Çetelerine karşı; Çukurova ve Toros Dağları’nda halkı örgütlemek için, 1918’de Belemedik ve Karaisalı’da, bir tren vagonu içinde gizlice basılan; ‘Yeni Adana Gazetesi’ milli direnişe büyük katkı sağladı. Milli Mücadelede, Atatürk-Lenin mektuplaşması ardından gelen Sovyetler Birliği Yardımları, Çukurova Cephesine de ulaştı. Taşeli (Mut-Silifke-Gülnar-Erdemli) Bölgesi Vatansever Fedailerin direnişi, dillere destandır. Tarsus Cetvel’de, Fransızlar tarafından kurşuna dizilen Kuvvacılar için yakılan; ’Molla Kerim Ağıdı’ dağlarda ve ovada yankılanıyor. 1. Pozantı Kongresi 100. yılı etkinliğinde; kara tren ile Pozantı’ya yeniden gelen, TBMM 1. Başkanı Gazi Paşa canlandırması; aynı azimle kutlandı. Uzun bir çalışmasının ürünü olan bu eser; özgün arşiv fotoğrafları, haritalar, özel belgeler, bilgiler ve bu direnişin bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkardık…”  Dursun Özden (5 Ağustos 2020, Pozantı)

Tam Bağımsız Türkiye!’ özlü bu vatansever ruh, Anadolu’da hala yaşatılıyor… Bu bilinçle, Anadolu aydınlığında yürüyen; onlarca kitabı, ödülleri, belgeselleri olan ve gittiği 99 ülkede “Atatürk ve Türk Kültürü” izlerini araştıran; belgeselci, şair, gazeteci yazarımız Dursun Özden; uzun zamandır yaptığı, özgün çalışmasının ürünü olan bu değerli eser; arşiv fotoğrafları, haritalar, özel belgeler, bilgiler ve ‘Milli Mücadelede Çukurova Direnişi’nin bilinmeyen yönlerini gün yüzüne çıkardı. Pozantı Belediye Başkanı Mustafa Çay önsözü ve Ahmet Karataş editörlüğünde yayına hazırlanan; Pozantı Belediyesi Kültür Yayınları olarak basılan bu kaynak kitap; ‘Bolkar Çığlığı’ mutlaka okunmalıdır… Seçkin kitapçılarda…

BOLKAR ÇIĞLIĞI – Kuvayı Milliye Çukurova Müfrezeleri, Dursun ÖZDEN;Tarihi Araştırma-İnceleme kitabı, Pozantı Belediyesi Kültür Yayını, Birinci baskı: Akademisyen Matbaası, Mart 2021, Adana, 384 sayfa, Birinci hamur kağıt, Selefonlu-ciltli karton kapak, (24×16)cm. ISBN 978-625-7679-68-8

Bir yorum

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

shared on wplocker.com