Lavanta Kokulu Köy’ün örnek başarısı (iç gezi) | Dursun Özden Web Sitesi

Lavanta Kokulu Köy’ün örnek başarısı (iç gezi)

IMG_0842

Lavanta Kokulu Köy 

 

Lavanta Kokulu Köyde mola verdik…

Yoleri Gezgin Derviş’in yolu bu kez, Isparta / Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak Köyüne düştü… Mor bulutlar ve lila rengine bürünmüş dağlardan ve tarlalardan, lavanta kokusu geliyordu… Nice sevda öykülerine ve şiirlere esin kaynağı olan lavanta moru, bizim de bu bereketli topraklara yeniden gelmemize neden olacak; renk armonisi eşliğinde gönül kapımızı aralayan yeni şarkıların dillerde yankılanması için, dolunay zamanı yüreğimizi serinleten geceye eşlik eden “LAVANTA TUTULMASI” şiiri ile tanıklık yapmanın, dayanılmaz hafifliğini yaşadık…

Lavanta Belgeseli için röportaj yaptığımız köylüler ve tüm üreticiler, Anadolu insanının ve Sarıkeçili Türkmen Yörük kültürünün tüm konukseverliği ile bizi onurlandırdılar…

Yöneticileri ve üyeleri lavanta üreticisi kadınlardan oluşan, “Kuyucak Köyü Kadın Girişimci ve İşletme Kooperatifi”, Türkiye’de ilk ve alternatif güzel bir örnektir…

Lavanta Isparta’da, gülün pabucunu dama mı atıyor?

Köylülerin önemli derecede geçim kaynağı olan lavanta, su tüketmeyen ve tarım ilaçlarına gereksinimi olmayan verimli bir tarım ürünü olarak, ülkemizin çok su tüketen tarım ürünlerine karşın, vahşi sulama nedeniyle kıraçlaşan toprakları için alternatif ve verimli bir tarım ürünü ve kozmetik sanayisi hammaddesi olarak yaygınlaşması gerekli…

Eko-turizm açısından da alternatif bir çözüm olarak ilgi ve destek bekliyor…

Lavanta Kooperatifi yöneticileri, konuklarına çalışmalarını sergiliyor. Köyün sokakları ve evleri de, lavanta ürünleri satış yerine dönüşmüş. Tüm bu örnek ve başarılı girişimlere karşın, köyü ziyarete gelen meraklı müşteriler, kazıklanmamalı… Eğer bu üretici köylüler, kokuşmuş üretim ilişkisi gereği, kimi fırıldak ve bencil insanlar tarafından bozulmazlar ise, şimdilik durumları, müşteri ilişkileri ve satışları fena değil…

Lavanta odaklı eko-turizm, köylülerin geçim kaynağı… Bu köyde yiyecek ve içecekler organik ve doğal… Gelen konukların beğendikleri mutfak kültürü de yerel… Burada çalışan ve hizmet veren güler yüzlü emektar köylü kadınları da, Kooperatif Üyesi ve imece usulü çalışıyorlar.

Kahvaltı ve diğer yiyecek çeşitleri de özgün… Hemen her yiyecek, içecek ve temizlik maddeleri içinde lavanta var. Özellikle haşhaşlı topalak çorbası ve kaymaklı yaprak sarması, gözleme, lavantalı muhallebi tatlısı, lavanta dondurması yemeden ve lavanta çayı-kahvesi içmeden, lavantalı kozmetik ürünleri ve hediyelik eşyalar almadan, lavanta kokulu, mor ve lila boyalı Kuyucak köyünden ayrılmayın…

Köyde konaklamak isteyenler için, pansiyon evler de bulunmaktadır… Lavanta Kokulu Köy, Isparta’nın Keçiborlu ilçesinden Kuyucak köyüne 17 km uzaklıkta olup, yolu düzgün ve asfaltlıdır…

Her türlü baskı ve engellemeler bir yana, tüm dedikodu ve kıskançlıklara karşın; kararlı, atak, örnek ve girişimci çalışmalarıyla bilinen öncü kadın kooperatif yöneticisi üretici köy kadınları, proje danışmanı olan ziraat mühendis Ali Sağdaş ve Kuyucak Lavanta Koop. Başkanı Huriye Tezcan ekibi, öncü ve ışık kaynağı olmaya devam ediyorlar. Lavanta Koop. Yöneticisi üretici kadınlar, Fransa,  Bulgaristan ve başka ülkelerdeki lavanta üreticileriyle de yerinde temaslar yaparak, dünya lavanta pazarında etkili olmak için araştırmalarını sürdürüyorlar. Konya’da bulunan Gıda ve Tarım Üniversitesi başta olmak üzere, diğer üniversite ve bilim kurumlarından da destek alan lavanta üreticileri; devletten, özel sektörden, bakanlıklardan da ilgi bekliyorlar…

Kozmetik sanayisine hammadde sağlayan ve kendi koşullarında kara düzen lavanta damıtma yapan üreticiler, kooperatif sayesinde büyük bir market zinciri ile özel anlaşma yapan Kuyucak Lavanta Kooperatifi’nin üyesi olmanın avantajlarını görmeye başlamışlar. Her hafta köye gelen bir tıra, en az 17 bin bağ lavanta yüklemekteler. Bu sayede diğer lavanta üreticilerinden farklı olarak, en az üç kat daha fazla kar elde ettiklerini söyleyen emekçi kadınlar, ev ve ülke ekonomisine yaptıkları katkıların farkında ve bilincindeler. Artık evlerinde ve yaşamın her alanında da söz sahibi olduklarını ve örgütlü olmanın faydalarını da erkeklere ve herkese kanıtlamaktalar…

Anadolu’nun değişik yerlerinde küçük çapta da olsa lavanta üreten emekçilerle de temasları sürüyor. Anadolu Efes ve Migros’un desteğini alan Kuyucak köyü lavanta üreticileri Kooperatifi, marka tescili alma konusu başta olmak üzere, tüm engellemelere ve her boydan baskılara direnmeye kararlılar…

Alternatif eko-turizm projesi olan, bu örnek kadın girişimini destekliyor ve alkışlıyoruz…

 

Lavanta Kokulu Köy

 

Lavanta kokulu köy. Mor çiçeklerle bezeli, uçsuz bucaksız lavanta tarlalarını düşleyince sizin de aklınıza ilk Fransa’nın güneyindeki Provence bölgesi geliyor değil mi? Gün batımının sıcak renklerine kavuşan lavanta tarlalarının fotoğraflarını görünce orada olmak istiyorsanız size harika bir haberimiz var. Artık lavantaların mis gibi kokusunu soluyacağınız bir yer, yanı başınızda keşfedilmeyi bekliyor. Torosların eteğinde, Isparta’nın yaklaşık 50 km uzağına kurulu ve yalnızca 250 kişinin yaşadığı bir köy hayal edin. Bu köyün adı Kuyucak Köyü ve Türkiye’deki lavanta üretimininin %90′ı bu köyden sağlanıyor.
1975’te ilk lavanta fidelerinin gelmesiyle başlayan bu macera, Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın ‘Gelecek Turizmde’ programıyla desteklenmesiyle büyüdü.

Türkiye’de ekonomik anlamda sadece Isparta Keçiborlu yöresinde Kuyucak başta olmak üzere Kuşcular ve Çukurören köylerinde lavanta  (L.x intermedia var. Super A) tarımı yapılmakta, bu yörelerin özellikle sulanmayan, kıraç ve eğimli arazilerine çok iyi uyum sağlamaktadır.

 

Lavanta bitkisi, 1 m’ye kadar boylanabilen, yarı çalımsı, çok yıllık bir bitkidir. Lavanta bitkisinin ekonomik olarak kullanılan kısmı çiçekleridir. Bitkinin çiçek ve çiçek saplarından elde edilen uçucu yağ, dünyada ticareti en fazla yapılan 15 uçucu yağdan birisidir. Uçucu yağ bileşenlerinde en fazla linalool ve linalil asetat bulunmaktadır. Uçucu yağ kalitesi bu bileşenlerden linalil asetat oranına göre belirlenmektedir.

Lavanta ilk olarak 1975 yılında Gül Tüccarı Zeki KONUR tarafından bir Fransa ziyareti sonrası bölgeye getirilmiştir. Öncelikle lavanta üretimi gül bahçelerinin kenarlarında ve evlerin bahçelerinde süs ve hobi amaçlı başlamış ve 90’lı yıllardan sonra ticari olarak üretime geçilmiştir.

Lavanta bölgede özellikle haziran ayı içerisinde çiçeklenmeye başlamakta, çiçeklenme kademeli olarak yaklaşık 45-50 gün sürmektedir. Çiçeklenme döneminde köy adeta mora boyanmış bir hal almaktadır. Çiçeklenme döneminde bu görsel şölen özellikle fotoğrafçıların dikkatini çekmektedir. Ağustos ayında ise artık lavanta hasadı başlamaktadır. Bir yandan lavantalar hasat edilmekte, bir yandan hasat edilen lavantaların yağı çıkarılmakta ve tohumu için kurumaya bırakılmaktadır.

 

Lavantanın Kullanım Alanları

 

Lavanta uçucu yağı, en fazla kozmetik ve parfüm sanayinde kullanılmaktadır. Bunun yanında güzel kokusu nedeniyle sabun ve diğer endüstri kollarında, ilaç sanayinde ve ağrı kesici, sakinleştirici, uykusuzluk giderici özellikleriyle de aromaterapide kullanılmaktadır. İdrar arttırıcı ve romatizma ağrılarını dindirici etkisi de vardır. Lavanta çiçekleri sedatif etkisinden dolayı çay şeklinde de kullanılmaktadır. Günlük hayatta daha birçok alanda ürünleri kullanılmaktadır.

Lavanta Balı: Lavanta balı üretimi Keçiborlu İlçesine bağlı Kuyucak Köyündeki lavanta bahçelerinden sağlanmaktadır. Lavanta balı hoş kokusu, tadı ve hafifliği ile diğer ballardan ayrılmakta ve tercih edilmektedir. Lavanta balı; doymuş yağ, kolesterol ve sodyumu düşük olduğundan güzel ve lezzetli bir baldır. İçerdiği aminoasitler, mineraller ve C vitamini açısından zengindir. Kolay kana karıştığı için asimilasyon etki yaparak enerji seviyesini yükseltir.

Lavanta balı yumuşaktır, narindir, hassas bir tadı vardır. Romalılarda; “Lavare” temizlemek anlamına gelmekte, lavanta balının da karaciğeri temizleyici etkisi olduğuna inanılmaktaydı.

Lavanta çiçeğinden nektar alarak doğal olarak arılar vasıtasıyla üretilen lavanta balı karaciğere iki kat antioksidan destek sağlar. Lavanta balı, boğaz ağrılarına fayda verirken antibakteriyel özelliği sayesinde kendini yüzyıllarca koruyabilir. İçerdiği yüksek lavanta poleni sayesinde hızlı kristalize olma özelliğine sahiptir. Bu hızlı donması, lavanta balının içeriğindeki polenin ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir

Lavanta balı antiseptik ve anti-inflamatuar özelliklerine sahiptir. Gece yatmadan alınan bir veya iki tatlı kaşığı lavanta balı sağlıklı bir uyku ve rahatlama sağlamaktadır.

Lavanta Çayı: Kurutulmuş ya da taze lavanta kaynamış suya bırakılıp, 3-4 dakika demlenmesini bekledikten sonra içilmektedir. Özellikle lavanta kokulu köyümüzde yetişen lavanta türü ‘Lavandin’ çayı 15′er günlük kür halinde içildiğinde, hepatit B ve karaciğer yağlanmasının önlenmesinde çok faydalı olduğu bildirilmektedir.

Lavanta Yağı: Ağrıyan eklemlere sürüp masaj yapıldığında romatizma ağrılarının giderilmesinde olumlu etki yaptığı belirtilmektedir. Ayrıca kullanılan şampuanın içine yalnızca bir damla eklenmesi saçların bu güzel kokuya sahip olmasını sağlayacaktır. Ayrıca lavantanın sinek kovucu etkisi de bulunmaktadır. Sıcak su içerisine birkaç damla lavanta yağı damlatıp, altından mum yakıldığında etrafa yayılan koku hem rahatlatıcı bir etkiye sahiptir, hem de sinek kovucu etkisi bulunmaktadır.

Lavanta Suyu: Cildi silerek temizlemek amacıyla tonik gibi kullanılmaktadır. Cildi temizlediği, rahatlattığı ve gözeneklerin açılmasında etkili olduğu bildirilmektedir. Ayrıca saçlara canlılık ve parlaklık sağladığı, saç dökülmesinin önlenmesine yardımcı olduğu bildirilmektedir. Ayrıca lavanta suyu çamaşırlara güzel koku vermesi amacıyla ütü suyu olarak da kullanılmaktadır.

Lavanta Sabunu: Lavanta yağından yapılan sabunun cildi besleyici ve canlandırıcı etkisinin olduğu bildirilmektedir.

Lavanta Kurusu: Lavanta kurusu ile hem elbise ve eşyalarınızı güveden koruyabilir, hem de kalıcı kokusu ile kötü kokulardan kurtulabilirsiniz.

Lavanta Yastığı: Lavanta yastığı, lavantanın sedatif etkisi nedeniyle özellikle uyku problemi yaşayan kişilere önerilmektedir. Ayrıca bebeklerin rahat uyuyabilmeleri içinde bebek yastığı olarak kullanılmaktadır.

Lavanta Sütü: Süt ineklerine lavantanın hasattan sonra kalan sap kısmı yedirilmekte, böylece doğal yollarla elde edilmiş farklı aromalı bir süt elde edilmektedir. Lavanta sütü farklı bir deneyim yaşamak isteyen kişilere önerilmektedir.

 

LAVANTA KOKULU KÖYDE NELER YAPILIR?

 

Geleneksel kıl çadırda, otantik bir ortamda köy kahvaltısı (Lavanta balı, lavanta çayı, köy peyniri, zeytin, sebze vb.) ve yöreye has lezzetlerden oluşan öğle yemeği, Gruplara lavantanın faydalarının ve tarihçesinin anlatıldığı küçük bir rehberlik hizmeti, Lavanta bahçelerinde gezi (Alan tanıtım eğitimi almış kişiler eşliğinde), Lavanta yağı çıkarılması, Eşsiz manzaraların ölümsüzleştirilebileceği, ufuk çizgisi gözetilerek belirlenmiş noktalarda fotoğraf çekimi, Sabah erken gün doğumu, akşam gün batımı fotoğrafları çekme imkanı, Köyde foto safariden sonra oluşturulacak lavanta fotoğraf sergisinin gezilmesi, Belirlenen bisiklet ve yürüyüş rotalarında dileyen misafirlerin bisiklet, dileyen misafirlerin yürüyüş yapmasının sağlanması, Lavanta bahçelerinde fayton turları (İsteyen misafirlerimiz için, Lavanta kokulu köy manzarasını eşsiz doğa ile birleştirerek fotoğraf çekim noktalarına yürüyüş, Köyde has lavanta konseptli hediyelik eşyaların satışıda yapılmaktadır.

 

KUYUCAK KÖYÜ

 

Isparta’ya 47 kilometre uzaklıkta olan Kuyucak; Torosların eteğinde yüksek bir tepeye kurulmuş, etrafındaki yamaçların ve ovaların çoğu lavanta tarlalarıyla çevrili şirin bir köy. 1315 yılından bu yana yerleşim olan Kuyucak, bugün 250 kişilik nüfusa sahip.  Kıraç ve susuz arazileri yüzünden yıllar önce göç vermeye başlayan Kuyucak Köyü’nün kaderi bugün lavanta ile tersine dönüyor.

Lavanta ilk defa 1975 yılında köye getirilmiş ve 30 aileye 15′er kök şeklinde dağıtılarak üretime başlanmıştır. Bugün yaklaşık 3 bin dekarlık alanda Türkiye’deki toplam lavanta üretiminin TÜİK 2013 verilerine göre yüzde 93’ünü karşılıyor. İlaç sanayinden kozmetiğe, gıdadan parfümeri sektörüne kadar pek çok kullanım alanı bulunan lavanta sayesinde dışarıya olan göçü tersine çevirmeye başlayan Kuyucak köylüleri “turizmde biz de varız” dediler. Turistlerin yavaş yavaş farkına vardığı bu köy lavantalarıyla dikkat çekiyor. Sokakları, kerpiç evleri ve kaldırım kenarlarından adeta fışkırırcasına yetişmiş lavanta öbekleri görenleri kendisinden geçiriyor. Bir lavanta cenneti olan köy; doğal güzelliğini, hatta ekonomisinin ciddi bir bölümünü lavantaya borçlu. Öncelikle evlerin bahçelerinde, sokak kenarlarında, gül bahçelerinin kenarlarında hobi olarak başlayan lavanta üretimi, bugün ticari bir üretime dönüşmüş, araziler lavanta ile kaplanmaya ve köy mora boyanmaya başlamıştır.

Isparta İli Keçiborlu İlçesi Türkiye’de lavanta üretiminde lokomotif üretici konumunda olması nedeniyle ilçenin lavanta üreticisi olarak markalaşması, mevcut istihdam, göç ve kalkınma problemlerinin çözülmesine katkıda bulunulması ve alternatif gelir ve iş kaynakları oluşturulması amacıyla T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Anadolu Efes ortaklığı ile yürütülen Gelecek Turizmde proje çağrısına Keçiborlu Yardımlaşma Dayanışma ve Eğitim Derneği, Keçiborlu Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği ve Kuyucak Köyü Muhtarlığı ortaklığında proje sunulmuştur. Yüzlerce proje içerisinden seçilerek proje uygulamaya konulmuştur.

 

Lavantanın kalbi Kuyucak Köyü

 

Isparta’nın Keçiborlu ilçesine bağlı Kuyucak Köyü ile çevresindeki Kuşçular, Çukurören, Yeşilyurt köylerinde ve Senir ila Kılıç kasabalarında lavanta üretimi yapılıyor.

 

Hatmi çiçeği, papatya, kekik ve dahası

 

Kuyucak köyünün hane sayısı yüz elli, ancak köyde yaz-kış oturan hane sayısı doksan. Köy halkı geçimini lavanta üreterek ve balcılık yaparak sağlıyor. Bunun yanında hatmi çiçeği, papatya, kekik gibi yörede doğal yetişen otları ve çiçekleri toplayıp kurutarak aktarlara gönderiyorlar.

 

Doğal taş sokaklar

 

Fransa’daki lavanta tarlaları çok güzel ama henüz keşfedilmemiş Kuyucak Köyü doğal taş sokakları, kerpiç evleri, kaldırım kenarlarından fışkıran kocaman lavanta öbekleri ile bir başka güzel…

Lavantanın yurdu

 

İlk defa yörenin gül tüccarı Zeki Konur tarafından 1975’te Fransa’dan getirtilen lavanta fideleri otuz aileye on beşer kök şeklinde dağıtılmış. Bu fideler, ilk önce gül tarlalarının kenarlarına ekilmiş. 1990’lı yıllardan itibaren ticari amaçlı ekimlere başlanmış. Kurak, susuz, herhangi bir şey üretilemeyen tarlalar boş kalmasın diye lavanta ekimleri yapılmış. İlk lavanta fidelerinin ekilmesinden buyana, 3000 hektar alana lavanta ekimi yayılmış. Bugün, Türkiye lavanta üretiminin %90’ı bu bölgeden sağlanıyor.

 

Mosmor lavanta çiçekleri

 

Lavantalar Haziran sonu tomurcuklanıp morarmaya başlıyor; Temmuz ayında ise çiçekleri patlayınca mosmor oluyor. Ortaya harikulade bir manzara çıkıyor ve mis gibi lavanta kokusu yayılıyor. Ağustos ayından itibaren ise hasat yapılmaya başlanıyor. Hasat sırasında lavantalar kökten değil sapının orta yerinden hızarlı bıçakla ya da orakla kesilip toplanıyor. Bir sonraki yıl da kesilen yerden yeşerip tekrar büyüyorlar.

 

Kurak tarlalara uygun bir bitki

 

Lavanta yetişirken su istemeyen bir bitki. Susuz kurak tarlalardan böyle verimli ve görsel açıdan nefis bir ürün elde ediliyor. Bir kökten 15 hatta 20 yıl boyunca üretim alınacak kadar da verimli bir bitki. Lavanta fidanları 10 yaşını geride bırakırken nerdeyse 1 metre boyuna ulaşabiliyor.

 

Lavanta yağı

 

Lavantaların hasat sonrasında bir kısmı yağı çıkartılarak kozmetik sanayinde kullanılmak üzere fabrikalara, bir kısmı ise özenle destelendikten sonra kurutularak düğün-davet-organizasyon firmalarına gönderiliyor.

 

İlaç gibi bitki

 

Lavanta; sebebi bilinmeyen burun akıntısına, toz alerjisine, iltihaplı eklem romatizmasına ve karaciğer yağlanmasına karşı iyi geliyor. Bunun dışında lavantanın sakinleştirici özelliği de bulunuyor.

 

Sofralarda lavanta balı

 

Lavanta balı, süzme yada petek türleri ile sofralarda yerini almaya başlamış. Güzel kokusu ve damakta bıraktığı değişik aroması ile oldukça leziz. Lavantadan doğal ve faydalı bir çok ürün yapılıyor. Lavanta çayı, lavanta kurusu, lavanta yağı, lavanta suyu (tonik), sabun ve dahası…

 

Gül hasatının yöre turizmine ve ekonomisine katkısını gören Kuyucaklılar, lavanta tarlalarının da turizme kazandırılabilmesi için çeşitli girişimlere başlamışlar. İlk yabancı ziyaretçileri Haziran 2015‘de köylerine getirmeyi başarmışlar. Isparta, gül ve lavanta üretimi ile deniz, kum ve güneş turizmine alternatif bir rota olma yolunda. Gezi ajandanıza şimdiden not düşün; Temmuz ayının özellikle ilk 2 haftası Isparta’nın lavanta tarlaları mutlaka görülmeli…

 

Dursun Özden (Travel writer)

www.dursunozden.com.tr

38461412_245498776070284_7297147017837412352_n38484108_231192634203851_7281365538465382400_n38500792_699735130364378_6097086438975733760_n38523829_760567727630023_7814782472125677568_n38531461_645124595861883_7122354755266936832_n38700103_1889036811402221_5291146004953825280_n

Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com