Sign Up Login 
Hoş Geldiniz Dursun Özden Web Sitesi .
Thu 11 Mar 2010
YAZILAR  
08
Mar
2010

Başaran Ulusoy'la Samsun turu

yönetici e-Posta Yazdır PDF

İlk Kıvılcım HAVZA

 Anadolu, turizm potansiyeli bakımından dünyanın eşsiz coğrafyalarından biri. Anadolu’nun her köşesinde yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek zengin alternatif turizm merkezleri olmasına karşın; ufuksuz-kötü turizm işletmecileri ve ilkesiz turizm anlayışları nedeniyle; ülkemizin her yanında turizm tarih, kültür, sağlık, yayla, dağcılık, kış, doğa, inanç ve alternatif turizm değerlerimiz bir bir yok oluyor. Termal, tarih, kültür ve doğa turizm potansiyeli bakımından oldukça olanaklara sahip olmasına karşın, unutulmaya yüz tutmuş turizm yerlerimizden Havza; aynı zamanda ulusal kurtuluş savaşımızda nirengi noktalarından biridir. Cumhuriyete uzanan kurtuluş savaşımızda; Samsun ilk adımsa, İlk kıvılcımdır Havza’dır... Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin “Önsöz”ünü Çanakkale’de, “İlk söz”ünü Samsun Havza’da, “Özsöz”ünü Afyon’da ve “Sonsöz”ünü Ankara’da söyledi... Şimdi hangi söz söylenmeli? Osmanlı döneminde Rum ve Ermenilerin, Cumhuriyet döneminde ise Alevi-Bektaşi Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Samsun’a bağlı Havza, hep İlk’lere tanık oldu... Anadolu’yu işgal eden emperyalist güçlere karşı başlatılan bağımsızlık ve özgürlük direnişlerini örgütlemek ve bir ulusal direniş ordusu oluşturmak için Bandırma gemisiyle 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, neden Samsun merkez değil de ya da başka ilçeler değil de Havza’yı tercih etti? Samsun’dan 80 kilometre içeride bulunan Havza, stratejik ve sosyolojik olarak daha mı güvenli idi.

Devamını oku...
 
 
13
Kas
2009

Urumçi'de son tango (Belgesel film-dış gezi)

yönetici e-Posta Yazdır PDF

Barış ve huzurun ortak paydası: Uygur Karızları

"UYGUR KARIZLARINA YOLCULUK" kitabının Çin'de belgeseli de çekildi artık... Urumçi Halk Meydanı'nda Ejderha,  Semah ve Kam Dansı Zamanı... Çince ve Uygur Türkçesi ile basılan  "Atatürk" kitabı yazarı-parlamenter Yusufcan Ali İslami'nin "Urumçi olayları" ile ilgili anlattıkları, bizim gözlemlerimizi doğruluyor. Çin Halk Cumhuriyeti Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi'nin başkenti Urumçi'yi 1 Temmuz'da ziyaret eden T.C. Cumhurbaşkanı A. Gül'ün ardından patlak veren olayların nedenlerinden biri; son yıllarda olumlu gelişen Türkiye-Çin İlişkilerinden rahatsız olan batılı karanlık güçlerin bildik kirli oyunudur. 5 Temmuz 2009'da Halk Meydanı'nda toplanan Uygur gençlerin mitingine sızan batı kaynaklı karanlık güçlerin provakasyonu, olayların büyümesine neden oldu. Olaylara zamanında müdahale için, Merkezi Hükümetten talimat bekleyen ve bürokratik yavaşlık nedeniyle olayları engelemede geç kalan yerel polisin bu zaafı ardından, 7 Temmuz 2009'da Hanlı (Çinli) gençlerin Urumçi Halk Meydanı'ndaki eylemi, geçte olsa Çinli askerlerin müdahalesiyle sona erdi. Yüzlerce ölü, yaralı, tutuklu ve maddi zararın olduğu terör eylemleri sonunda, tüm bölgede ilan edilen "Olağanüstühal" durumu sürüyor. Bölge halkı 5 aydır dış dünya ile bağlantı kuramıyor. Telefon ve internet bağlantısı hala yok. Urumçi sokaklarında ve Halk Meydanı'nda devriye gezen askerler azalmış. Uygur ve Hanlıların karşılıklı olarak birbirlerinin  işyerlerine ve lokantalarına gitmeye başlamışlar. Üzerinde Çince ve Uygurca yazı olan kızıl yıldızlı Özgürlük Anıtı'nın çevresi ve 5 ay önce kana bulanan Urumçi Halk Meydanı; artık Uygur ve Hanlıların birlikte yaptıkları sabahın erken saatlertinde müzik eşliğindeki dans ve sabah sporlarına tanıklık ediyor. İki haftadır bölgede çalışmalar yapan Turfan Karızları Belgeseli çekim ekibinden Ali, Ulaş, Mert ve Tursuncan'ın da katıldığı karlı bir salı sabahı, coğrafi koordinatları (x, y, z) "0" olan Asya'nın merkezi Yunfinşan'daki Türkiye Anıtı önünde başlayan ve de binlerce yıldır Taklamakan Çölü, Alev Dağı, Aygölü, Altay  ve Tanrı Dağları'nda, 5 bin yıldır çölün 110 metre altında ve toplam 5 bin km. uzunluğundaki Karız kanallarında yankılanan sözsüz-melodik Kam ve Ejderha şarkıları eşliğinde, badem gözlü ve ay yüzlü Karız güzeli Badegül'ün dudak izinden ve kınalı elinden içtiğimiz karız şarabıyla demlenip aşkı bulduğumuzda, Urumçi'deki son tango hala sürüyoryordu... Barış ve huzur içinde, birlikte yaşama kültürü deneyimi olan bölge halkları; yeni provakasyonlara alet olmaması için, Turfan'daki Karız Kültürü'nden ders almalıdır. Urumçi'de son tangoyu oynayanlar; Uygur karızlarına son bir kez daha yolculuk yapmalıdır. Turfan'da iki hafta süren 10 kişilik belgesel film çekim ekibimize katkıda bulunan; her iki ülke Kültür Bakanlıkları, Büyükelçilikler,  Başkonsolosluklar, Pekin, Turfan ve Urumçi'deki Tanıtım Bakanları, Valiler, Müze Müdürleri, Üniversite, Basın-Enformasyon Merkezleri, Karız Araştırma Enstitüsü ve değerli karızcı dostlara şükran ve teşekkürler. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema ve Telif Hakları Genel Müdürlüğü'ne minnet borçluyuz.  "UYGARLIK HARİKASI UYGUR KARIZLARI" belgeselimizi, yenileri izleyecek. Bizi izleyin!..  Görseller: Foto Galeride.

 
 
01
Mar
2010

Heykel Oburu Mehmet Aksoy (Sanat)

yönetici e-Posta Yazdır PDF

Taşa, toprağa ve demire can veren DERVİŞ

 Nevruz Bayramı’nda, her 21 Mart'ta; Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ve öteki dostlarla; başka dünyaların insanı, göğüs kafesindeki delikten alev akan, ağız dolusu gülen, sevgisini sebil eyleyen güzel dost, imge yüklü ve yalın şiir duygusallığında ve konuşan-anlatan fotoğraf nesnelliğinde, düşsel ve içsel enerji yüklü azığını payalaşan yoleri, sonsuz ve zamansız evrende, yitik zaman ışığında, ateşli al atların süvarisi, taşa ve toprağa can verip onlarla dertleşen yaratıcı, Yayladağ, Toros ve Kaşkar Dağları kırsalının kardelenlerini koruyan beyaz örtü gibi savruk-dingin ve yabanıl yılkı tayın yelesini kıskandıran özgür saçları ile de; Aksakal bilge derviş, yaşama parmak atan, sevgide odaklanan sevi eri, aykırı-çılgın bir sanatçı ve bir heykel oburu olan Mehmet Aksoy’un Yontu Evi’nde buluşuruz. Lavaracıların Anavatanı Bekilli’den gelen Küp Şarabı kıvamında “Kutsal Ateş’ten atlayarak, döne döne, yan yana ve yana yana yaptığımız içsel yolculuğu unutamıyorum. Bu aykırı ve çılgın duyguların ürünü eserlerin yaratıcısı, İstanbul, Almanya, İngiltere ve Küba gibi pek çok yerde yontu sergileri açan ve çokça ödül sahibi olan Polenezköylü Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un “İnsan Halleri” başlıklı sergisi Galeri Işık Teşvikiye’de açıldı. Sanatçının farklı boyutlarda, mermer, taş, bronz döküm olarak çalıştığı 30 heykelin yer aldığı sergi, 6 Mart Cumartesi gününe kadar ziyaret edilebiliyor. İstanbul Polenezköy’de bulunan ve piramit şeklinde bir uzay üssünü andıran Aksoy’un Yontu Atölyesi’nde fotoğraf, resim, çamur, seramik, demir, tunç, oniks ve ağaç yontuların yanı sıra; Atatürk, Nazım Hikmet, Onat Kutlar, Can Yücel, 1 Mayıs, Kızılderili ve Şaman heykelleri gibi özgün eserler yapan sanatçı Mehmet Aksoy, sergideki işlerini ve sanat hayatını şöyle anlattı:   

Devamını oku...
 
 
16
May
2009

SARIKAMIŞ Tatbikatı başladı (Şiir-özün)

yönetici e-Posta Yazdır PDF

sarıkamış

tableti

 kar
 kars
 sarıca
 döngel
  döngele
  döndükçe
 terekemim
 ateşgahtandı
 ve kayıp kuşlar
  semah ve semada
  doksan üç harbinde 
yanay yana, söndüler
değildi turnalar zamanı
zemheri kuşları da döndü
sarıkamış kars’a bakar ezeli
kafkaslı bir kız sevdim azeri
çil keklik seker, buzda kayar
şeyh şamil, kılıç kalkan döndü
ağrı yüzü gülbeyaz, ocak söndü
titreyen çıngı küheylan ve enver 
ölümle koklaştı ve gözleri seğridi 
ipek ovalar, bir kamış boyu kar
dağlar dereler ağlar, alaca kan
atı ve mavzeriyle koyun koyuna
künyesiz ve kefensiz yatan aslan
ninnilerde,  masallarda uyan da gel
güver de gel, kaf dağına boyan da gel
sarıcakız - sarıkamış düştü, kar beyazı acı
çıldır deli, kışlak kurşuni, düşe düşen umut
düşenler buz kefene büründüler, gömütsüz
donu çözüldü arpaçay’ın, arpa boyu yaşam
kar yangını, kardelen, dolunay, doru tay
hüzünlü güneş karanlıkta toplar fişek
 yüz yirmi bin kez açıp kanayan
kor yürekte kamış-sarı çiçek
ilk tabletti, son destan
sarıkamış bedestan

dursun özden
(ateşli al atlar)

Devamını oku...
 
 
28
Şub
2010

Atatürk'ün Soyağacı (Haber)

yönetici e-Posta Yazdır PDF

Abdullah Ağa'nın Torunu Mustafa Kemal

Ata'nın soyağacı, başta Rıza Nur olmak üzere pek çok kişi tarafından Atatürk hakkında öne sürülen iddiaların niçin ciddiye alınmaması gerektiğini bir kez daha seriyor gözler önüne. Mustafa Kemal’in ailesi hakkında öteden beri, neredeyse tamamı dedikodu niteliğinde olan ve itibarını zedelemeyi amaçlayan söylentiler ortaya atılmıştır. Mustafa Kemal’in, 1924 yılında Bayındırlık Bakanı olan kuzeni Süleyman Sırrı Bey ile birlikte hazırladığı soyağacı, bütün bu iddialara cevap niteliği de taşıyor... Soyağacı Çizelgesi: FOTO GALERİDE. 

Devamını oku...
 
 

Kitaplarım



Güzel sözler



“Imgesel güç ve söylem biçimi ile Anadolu’nun yeni şiir dilini yaratan Dursun Özden köse yazılarında; yıllardır dil kirliliği ile savaşan ve Dil Bayrağımız Türkçenin korunup zenginleşmesi için özveriyle çalışan, örnek bir fikir emekçisidir. Kadıköy’de en yakışıklı fotoğrafımı o çekti. Kör gözüme sağlık...”
Fazıl Hüsnü Dağlarca


“Türk Fideller, Bandırma-Granma, 1919-1959, Raki-Rom, Semah-Salsa ve 12 öncü komutanla başlayan ‘Kurtulus ve Aydınlanma Devrimi’ ortak paydasında; bizim ve mazlum halkların esin kaynağı olan, büyük insan Atatürk’ün ülkesinden-Türkiye’den gelen yazar Dursun Özden’e, İstanbul özlemiyle ödül vermek ne güzel...”
Fidel Castro Ruz



“Bati merkezli yalanları çürütenlerden Dursun Özden; UNESCO’nun da onayladığı, Çin’deki Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi’nde, tarihi Turfan Karizi (yer altı su kanalları) üzerine yaptığı belgesel çalışmasıyla; Asya tarihinin yeniden yazılmasına ışık tuttu. Avrasya Kültürü ile dünü yarına bağladı. Kutlarız...”
Prof. Dr. Geng Shimin



“Dursun Özden, Azernews’deki yazıları ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’ndeki ‘Anadolu Yörükleri ve Kaybolan Etnik Kültürler’ üzerine yaptığı alan çalışmasıyla, Türk Dünyası’na ne kadar büyük hizmet etmektedir...”
Prof. Dr. Hüseyn Ismayilov



“Kuzey ve Batili petrol şirketlerinin; Sudan basta olmak üzere, tüm Kara Afrika kıtasında oynadıkları kirli oyunlarını ve Afrika’daki Türkleri belgeleyen Dursun Özden’i, Türk-Arap dostluğuna ve halkların birlikte yasama kültürüne katkısından dolayı kutluyoruz...”
Mohamed Elhassan Ahmed Elhaj



“Dört kez ölümden kurtardığım yakışıklı hastam ve çapkın sevgilim Nazım’ın izinde yürüyen, güler yüzlü romantik Türk Sairi Dursun Özden; Sibirya’da yaptığı 10 bin kilometrelik tren yolculuğunun ardından, Votkinsky’deki evimde konuğum oldu. Onda, Saman Türk Kültürü ve Nazım Hikmet kokusu var. Özden’e evimi, arşivimi ve gizemli yüreğimi açtım...”
Dr. Galina Gregorevna Kolesnikova



“1921 yılında Ankara’da doğduğumda, isim babam Kemal Atatürk’ün can yoldaşı olan babam İbrahim Ebilov’dan hareketle; Türk Kurtuluş Savası’nın bilinmeyen yanlarını belgeleyen sevgili Dursun Özden’i kutluyorum. Dünyanın 66 haline tanıklık eden ‘Çagdas Evliya Çelebi’ ve Gezgin Sair Özden’in şiirsel yazıları mutlaka okunmalı...”
Anadolu Adilova




Şiir ve Yazılarım

Online

Şuanda 1 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün10
mod_vvisit_counterDün102
mod_vvisit_counterToplam32615

Üye girişi




Şifrenizi mı unuttunuz?
Kullanıcı adınızı mı unuttunuz?
Kayıt ol

Son Eklenenler

Şablon seçici

Fon çeşitleri :  style style  style  style
Font şeçme : Arial Verdana,Tahoma,Trebuchet
Georgia,Optima,Times New Roman,Lucida,Lucida Sans
Yazı Şekilleri :small- Standard- Big