Çanakkale – Troya’nın Gelini ve Hektor’un yanık alnı İntepe

FAB45594D110-1DSC00987

hektor

 hektor! hektor! hektor!..

bizi ateşe ve şaraba sor!

troya’nın yanık yiğidi, muzafferi

kutsal ateş ve şarap ülkesinin şeri

hangi tanrı külüne su dökebilir? kan şerbeti

sen hangi bağın alı-koruğusun? aşk nöbeti

hektor! hektor! hektor!…

bizi yitik zaman ışığına sor!

ege bakışlı melek, hızmalı altın küpe

inler yenik komutan pepe, in in intepe

homeros sofrasında ofreneion içelim

ak eftalya altın-ı ve yaşam sikke-lim

ida’nın sevdalı sarı kızı, şahmeran

al atları at değil, yağız küheylan

hektor! hektor! hektor!…

bizi kutsanmış aşklara sor!

sahte atlı asker, kılıç-kalkan

balık mısın? korunda kızaran

çan boğaz’ın alnı-gerdanı intepe

üryan troya anası aeneas sere serpe

kınalı koç katımı-bağ bozumu zamanı

erenköy şiiristan, iç bir testi derviş kanı

ben ki ilyada yangını alevinde demlendim

hitit güneşi, assos ayazında yanan tendim

eyyy ulu hektor! hektor! hektor!…

bizi kısrak başlı anadolu’ya sor!

dursun özden / ateşli al atlar

Hektor; Dardanos tümülüsünün bulunduğu ve Çanakkale Savaşı’na damgasını vuran Nusret Mayın Gemisi’nin demirlediği İntepe’de yapılan geleneksel festivalde canlandırıldı. İntepe Köyü her yıl; antik tarihi yeniden yaşatma, el sanatları, şarapçılık ve kültür-doğa turizmi açısından arkeologları, tarihçileri, akademisyenleri, gıda mühendislerini, gazetecileri, turizm yazarlarını ve profesyonel turizmcileri konuk ediyor. İntepe’yi kardeş kent ilan eden ve eski atalarının topraklarını görmeye gelen Yunan (Asprovalta) ve İtalyan (Nevi)’li konukların ilgisini çeken halk, konukseverliğin örneğini sergiliyor… Eski taş evlerin mavi boyalı kapısı önünde oya işleyen yaşlı ve boncuk gözlü kadınlar ve zeytin toplamadan ya da bağbozumundan gelen güzel kızların nasırlı elinden bir tas ayran ya da kırmızı şarap içmezseniz, çok üzülürler ve saygısızlık olarak değerlenir. Anadolu konukseverliğinin eksiksiz yaşatıldığı İntepe (Erenköy) aynı zamanda, erenler ve dervişler otağıdır. Destanlar, efsaneler, kahramanlık ve aşk öykülerinin de bolca yaşadığı zengin sözlü-yazılı halk edebiyatına esin kaynağı olmuş yerdir bu topraklar…

Duvarları begonvil ve gelin duvağı çiçekleriyle kaplı, “şık şık(bayan) ve şak şak(bay)” ses çıkaran çift tokmaklı kapı, sardunya ve fesleğenli penceresi mavi boyalı eski taş evlerin önündeki Arnavut kaldırımı yollardan geçerken; şiir yazmak, resim yapmak ve içsel bir yolculuk yapmak için, Erenköy’ü seçin… Yeşil orman alanları, denizi, altın kumsalları, oksijeni ve yeli ile ünlü, doğal bir sağlık alanı olan İntepe, Türkmen Yörük geleneğinin ve Balkan yemek kültürünün de örneklerini yaşatmaktadır. Özellikle zeytinyağlı yemekler ve tatlılar, yörenin özgün damak tadıdır.

İntepe, Çanakkale’ye araçla yalnızca 15 dakikalık uzaklıkta olup; Çanakkale Boğazı’nın girişine, rüzgar enerji güllerinin arasından ege mavisi gözlü melekler gibi tepeden bakan ve 6000 yıllık tarihi geçmişi olan antik Ophryneion yerleşiminin yerinde kurulu olan ve tarihi, kültürü, eşsiz doğası,  arkeolojik kalıntıları ve Troia ören yerine ve Assos harabelerine yakınlığının yanı sıra; Çanakkale – İzmir karayolu üzerinde oluşu, alternatif turizm potansiyeli, geleneksel el sanatları, eski bir Rum köyü oluşunun izleri, zeytini, üzümü, şarapçılığı, bereketli tarım alanları ve balıkçılığı ile dikkat çeken önemli bir yerleşimdir. 1924’de yapılan Mübadele (Nüfus değişimi) acısını yaşayan yerlerden biridir İntepe. Antik Anadolu Uygarlığının yaşayan ve korumaya alınan önemli bir yeridir İntepe. Hiç kuşkusuz Çanakkale Savaşlarının kanla yazıldığı ve Gazi Mustafa Kemal Paşa öncülüğündeki Türk halkının özverili direnişi sonunda; tüm dünyaya “Çanakkale Geçilemez” sözünün destanlaştığı da bir yerdir İntepe… Çanakkale’ye olan yakınlığı nedeniyle konaklamanın hiç de sorun olmadığına tanıklık edeceksiniz. İntepe’nin hemen altında bulunan, karayolu üzerindeki lokanta ve dinlenme yerlerinde ise, doğal ortamda yetişen ve hazırlanan yörenin en leziz yiyecek ve içecekleri, siz değerli konuklarını bekliyor…

Hektor alevini, aşkla içilen Ofreneion Şarabı söndürüyor

Boğaz’ın alın teri Ophryneion kenti, Hektor tümülüsünü ve Hektor koruluğunu içinde barındıran, Roma’nın atası Troya kahramanı Aeneas ile anılan Troia bağlantılı bir yerleşim yeridir. İntepe halkı; çok sevdikleri, çalışkan, dinamik, çağdaş, yenilikçi, Troas ve değerlerini küresel ölçekte tanıtan ve bir İntepe sevdalısı olan yazar Yusuf Ay, artık bu zengin değerlerinin farkına vararak yerel, ulusal ve uluslar arası boyutlara taşımak için, konuyu uzmanlarla birlikte gelenekselleştirmeye ve basınla paylaşmaya başladı. AB ve Kültür Bakanlığı’ndan destek almak için projeler yapılıyor. İntepe Köyü ve Onsekiz Mart Çanakkale Üniversitesi’nin ortaklaşa düzenledikleri etkinliklere ilgi oldukça fazla. Halkın yoğun katılımıyla yapılan festival, 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleriyle birleşince, daha bir anlam kazandı. Bu yıl yapılan etkinliklerde, “Bağbozumu Festivali ve Troas Bölgesi Değerleri Sempozyumu” gerçekleştirildi. 3 gün süren festivalde şarapçılığın yaygınlaşması, el sanatlarının yaşatılması, eski tarihi yapıların korunması ve bağcılığın teşvik edilmesi gibi konuların tartışıldığı söyleşilere halkın ilgisi oldukça fazlaydı. Bir turizm olayına dönüşen etkinliklerin son gecesi; tümülüsün bulunduğu tepede Hektor’un yakılışı canlandırıldı. Gece tören sonunda etkinliğe katılanlara; kuzu etli pilav, köpüklü Kaz Dağı ayranı ve toprak testilerde Kutsal Troas – Ofreneion Şarabı sunuluyor. Sonra ister deniz kıyısında, isterseniz Dardanos Tepesi’ndeki Hektor tümülüsüne gölge eden dev çam ağaçları arasında, Hektor alevi aydınlığında, dingin ya da çılgın bir gece geçirebilirsiniz… 

İstanbul’dan İzmir’e giderken, yolunuz Çanakkale’ye düşerse; antik ve yakınçağ tarihimize tanıklık etmek için, sağlıklı yaşamak ve doğal ortamda alternatif turizm olanaklarından yararlanmak için, yol yorgunluğu molasında zeytinyağlı baklava yanında bir yudum kutsal şarap içmek için, Troas Cenneti ve Boğaz’ın alnı İntepe’ye mutlaka uğrayınız… Dört mevsim, Anadolu’nun her köşesi bir turizm cennetidir. Kıymetini bilelim… Başka Türkiye yok…

Troya’nın Gelini kitabı yazarı Yusuf Ay; bize İda (Kaz) Dağı’nın keşfedilmeyi bekleyen sırlarını anlattı, yeniden…

KAYNAK: www.dursunozden.com.tr 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

shared on wplocker.com