95 yıl sonra Samsun’a çıkmak… (İç gezi)

İlk Kıvılcım HAVZA

19 MAYIS’TA HAVZA’DA ATATÜRK BİZİ BEKLİYORDU. Anadolu, turizm potansiyeli bakımından dünyanın eşsiz coğrafyalarından biri. Anadolu’nun her köşesinde yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekecek zengin alternatif turizm merkezleri olmasına karşın; ufuksuz-kötü turizm işletmecileri ve ilkesiz turizm anlayışları nedeniyle; ülkemizin her yanında turizm tarih, kültür, sağlık, yayla, dağcılık, kış, doğa, inanç ve alternatif turizm değerlerimiz bir bir yok oluyor. Termal, tarih, kültür ve doğa turizm potansiyeli bakımından oldukça olanaklara sahip olmasına karşın, unutulmaya yüz tutmuş turizm yerlerimizden Havza; aynı zamanda ulusal kurtuluş savaşımızda nirengi noktalarından biridir. Cumhuriyete uzanan kurtuluş savaşımızda; Samsun ilk adımsa, İlk kıvılcımdır Havza. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’nin “Önsöz”ünü Çanakkale’de, “İlk söz”ünü Samsun Havza’da, “Özsöz”ünü Afyon’da ve “Sonsöz”ünü Ankara’da söyledi… Şimdi hangi söz söylenmeli? Osmanlı döneminde Rum ve Ermenilerin, Cumhuriyet döneminde ise Alevi-Bektaşi Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Samsun’a bağlı Havza, hep İlk’lere tanık oldu… Anadolu’yu işgal eden emperyalist güçlere karşı başlatılan bağımsızlık ve özgürlük direnişlerini örgütlemek ve bir ulusal direniş ordusu oluşturmak için Bandırma gemisiyle 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkan Mustafa Kemal, neden Samsun merkez değil de ya da başka ilçeler değil de Havza’yı tercih etti? Samsun’dan 80 kilometre içeride bulunan Havza, stratejik ve sosyolojik olarak daha mı güvenli idi.

25 Mayıs 1919’da Havza’da bulunan Ali Baba’nın Mesudiye Oteli’ni ulusal kurtuluş savaşı için ana karargah seçen Mustafa Kemal, burada kaldığı 18 gün boyunca kurtuluş savaşının “İlk”lerini burada yapmıştır. “İlk Kıvılcım Karargahı”nı Havza’da kurdu. “İlk Amasya Tamimi”ni Havza’da kaleme aldı. Orta Karadeniz Bölgesinde halka katliamlar başlatan Pontus ve Ermeni çetecilere karşı Serdengeçtiler Teşkilatı’nı kuran(1919) Hasan Bayram Çon, Mustafa Kemal’e “İlk Destek” veren yerel direnişçi oldu. Emperyalist işgale karşı “İlk Miting” Havza’da yapıldı. Mustafa Kemal mitingde “İlk Direnişe Çağrı” konuşmasını Havza’da yaptı. Mustafa Kemal tarafından çizilen “İlk Cumhurbaşkanlığı Forsu” Havza’da bulunuyor. Mustafa Kemal-Lenin mektuplaşması ve Türk Kurtuluş Savaşı’na Sovyetler Birliği yardımı için Sovyet General Bunlov ve Sovyet Kafkasları Büyükelçisi İbrahim Ebilov’la “İlk Dış Görüşmekler” Havza’da yapıldı. Padişah’a Milli Mücadele’nin başladığı haberini bildiren “İlk Telgraf” Havza’dan çekildi. Ulusal Kurtuluş Savaşımızda “ilk”lere tanıklık eden; Mustafa Kemal’in 9. Ordu Müfettişliği Havza Karargahı olarak kullandığı ve “İlk Kıvılcım”ın ateşlendiği Mesudiye Oteli, bu gün “ATATÜRK EVİ” olarak müze görevi yapıyor. İlk seçimlerde Atatürk’e karşı Serbest Fırka’yı destekleyen Havzalılar, Atatürk’e “İlk karşı oy” kullandılar. Ulusal Kurtuluş Savaşımızla ilgili “ilk” bilgi ve belgelerin bulunduğu Atatürk Evi Müzesi mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında geliyor. Daha geniş bilgi için www.havzaataturkevi.com  sitesine girmenizi öneririm. Havza Atatürk Müzesi’nin müdürü Selçuk Katkat’ın coşkulu anlatımı ile Kurtuluş Savaşı belgeselini görmek isterseniz, mutlaka Havza’ye gelin… Milli Mücadele’nin Ergenokonu’nu; yeniden Kuvay-ı Milliye’yi yaşayın…

Havza adı; bir söylentiye göre bölgenin topoğrafik yapısına uyan boğaz-hançer ve eski adı Anjere anlamına gelen yer  veya eski Hitit’lerin Amasya Valisi olan Kavuzhan’ın Havza’ya dönüşmüş hali de olabilir… Ama,  yaklaşık 3 bin yıldır Havza ve Ladik vadisi; şifalı termal suları, kaplıcaları, madenleri, değirmenleri, Samsun’u (Karadeniz’i) Anadolu’ya bağlıyan kervansarayları, demir ve karayolu geçitleriyle de ünlüdür. Havza’da bulunan 80 yataklı Ancere Hotel içinde; çağdaş ve kaliteli hizmet, temiz ve deneyimli personel, odalarda her mevsim şifalı termal su, termal hamam, havuz, spor, sağlık tesisleri, lokanta, dinlence ve eğlence yerleri, çocuk ve yaşlı oyun alanları ile uygun ederde hizmet veren 4 yıldızlı termal otelde Türk konukseverliğinin ayrıcalığını yaşayacaksınız. Ve köylerden pazara gelen doğal besinler, sebze, meyve, taze süt, peynir, yoğurt, tereyağı, yumurta ve et başta olmak üzere termal ve yayla turizminin tüm doğal olanakları Havza’da bulunmaktadır.

İnanç turizmi açısından Aşağı Susuz köyünde bulunan Bektaşi Tekkesi ve “Elhamdülüllah Aleviyiz” diyen ve susuz rakı içerken Atatürk’ü ağlayarak anlatan boncuk gözlü Sadık Kılıç (96), Havza’da Atatürk’ü gören son nesil olarak ziyaret edilebilir…

Gezimizin üçüncü gününde Bafra’ya bağlı Kolay Beldesindeyiz. Belediye Başkanı Dursun Aydın, Kızılırmak kıyısında bululan ve turkuvaz yeşili suyun içinde dans eden balıkları ve kuş cennetini andıran eko turizm potansiyelini besleyen antik kaya mezarı gezdirirken, bir çocuk heyecanı içindeydi. Mutlu ve konukseverdi…

Batık minare ve Kolaylı Neyzen Tevfik

Samsun/Bafra/Kolay/Boğazkaya Köyü/Derbent Baraj Gölü içinde kalan Batık Minare, köy evleri ve tarım alanları yok oldu… Daha önce bu cami köyün ortasındaydı. 1991 yılında 200 evle birlikte sulara gömüldü… Derbent’de baraj altında kalan Boğazkaya (Tozköy) Camisi minaresinden ve Keçi Kalesi’nin burçlarından Kolaylı Şair Neyzen Tevfik’in sufi ney sesi yankılanıyordu… İkiztepe antik kentinde MÖ 4000’de ilk beyin ameliyatı yapıldığını unutmayalım… Bafra’da Çetinkaya köprüsünden geçmeyen gelin mutlu olmaz. İşinizin iyi gitmesini ve aşkı yakalamanızı istiyorsanız, siz de Çetinkaya köprüsünden geçin… Bir de sazan, yayın ve istakoz yemeyi unutmayın. Bafra’ya gelip de; balkabağı üzerine konarak yenen meşhur Bafra Dondurması yalaman dönmeyin… Karadeniz’in havası, tavası, güzelleri, oyunu, folklorü ve doğası ile farklı turizm olanakları sunuyor…

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Genel Başkanı Başaran Ulusoy’un öncülüğünde ve Yöneticilerinin de katılımıyla, “TÜRSAB Samsun İnceleme Gezisi” kapsamında; Samsun Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Belediye Başkanı Yusuf Ziya Yılmaz, OMÜ Rektörü Ferit Bernay, SO Başkanı Adnan Sakoğlu, Büyük Samsun Oteli (****) sahibi ve bazı ilçe belediye başkanları ziyaret edildi. Bir gönüllü turizm elçisi gibi çalışmalar yapan ve gittiği her yerde “Turizm Bakanı” gibi karşılanan TÜRSAB Genel Başkanı Başaran Ulusoy; bölgenin turizm potansiyeli açısından oldukça bakire olduğunu, Atatürk ve 19 Mayıs olayı bir tarih ve kültür turizm değeri olarak geliştirilmesi gereğini vurguladı. Ulusoy sözlerini şöyle sürdürdü: Karadeniz Otoyolu ve Hidroelektrik santrali turizmin ve doğanın düşmanıdır. Deniz ve doğayla barışık olan Karadenizlinin bir çift sözü var: “eğer diz doğayı korumazsanız, doğa sizden bunun hesabını sorar” der. Ilgaz’dan Hopa’ya kadar tüm Karadeniz’de başlatılacak turizm hamlesi, göçü de önleyecektir. Turizm açısından Karadeniz cazibe merkezi haline getirilmeli. ‘2007 Karadeniz Yılı’ olacaktır. Karadeniz’in yağmuru çetin ve güneşi üveydir. Doğası çetin olan bu bölgede 4 mevsim yeşille deniz öpüşür. Çevre kirliliği nedeniyle istavrit, palamut ve hamsinin bile boyu kısaldı. Yeşilırmak ve Kızılırmak deltaları doğaya ve tarım alanlarına zarar vermeden turizm potansiyeli olarak kullanılmalı. Deniz ve nehir taşımacılığı geliştirilmeli. Samsun benim baba ocağım. Eski Samsun (Amisos) antik kentinde buluna Kral mezarları ve timülüs tepeler korunmalı. Bafra’da bulunan Asar Kalesi ve kaya mezarları turizme açılmalı… “  diyerek bölge turizm potansiyeli ve ülke turizminin geleceği hakkında yapıcı, pratik, çağdaş ve ulusalcı çözümler üreten TÜRSAB Genel Başkanı Başaran Ulusoy’u fahri Kültür ve Turizm Bakanı olarak görmek, hiçte abartı ve lüks sayılmaz. Havza,  Samsun ve Karadeniz’in tarihi ve kültürel dokusu ile Başaran Ulusoy’un yapıcı söylemleri örtüşüyor… Turizm özelinde bile olsa…

İlk adım Samsun’dan sonra, ilk kıvılcım Havza’da başlayan bu gezimiz, Karadeniz’in ve tüm Anadolu’nun başka aydınlık yörelerinde sürecek… Başka kültürleri ve coğrafyaları keşfetmek için yollardayız, yeniden… Dostlukla…

Kaynak: www.dursunozden.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

shared on wplocker.com