Kuşkonmaz Yaslı Şiirler Çığlığı (Kitap tanıtımı)

KUŞKONMAZ YASLI ŞİİRLER ÇIĞLIĞI.

Dursun ÖZDEN.

Kuşkonmaz, yaslı şiirlere esin kaynağı olan Ege Denizi çağırdı beni… Evet, Ege Denizi kararmadan ve denize dik uzanan selvi boylu, yaslı, yaşlı ve boynu bükük ulu dağlar uykuya dalmadan önce, Denizkızı Eftalya’nın sofrasına çağrıldım yine, erkence… 

Dünyanın 99 haline tanıklık eden ve Anadolu coğrafyasını arşınlayan bir gezgin derviş olarak, ikinci kez yolum bir turizm cenneti, Büyük İskender ve Aristo’ya yurt olan Efeler diyarı Fethiye’ye düştü… Aslında düşmedi, 1924’de Mübadele acısı yaşayan Kayaköy’ü tanıtmak amacıyla ayaklandım, yeniden…

Çok eski bir dostum olan Yörük beyi Ramazan Kıvrak rehberliğinde;  Fethiye’nin Kargı Köyü’nde bulunan “Yörük Müzesi ve Eşek Çiftliği”nde; sağılır-besili 10 eşeğin taze, sıcak ve organik eşek sütü eşliğinde, eşek sütünden yapılan peynir, tereyağı ve öteki doğal yiyeceklerle yaptığım iştah açıcı kahvaltı ardından, Ölüdeniz’e doğru yola çıktım…

Kana kana şiir içen, Ölüdeniz’i yurt tutan ve konuklarına Bekilli Küp Şarabı ikram eden, sevgili Tuncer Mankır’in ekmeğinden çıkan çorabın hatırına; ressam dostum Yaşar Çallı sofrasında, ağız dolusu gülmeyi özlemişim… 

Türkuvaz mavisi bu denizi kim öldürdü?

Ölüdeniz’in göz yaşları kanar mı?

Kanayan Türküler, Ölüdeniz’in mavi sularında yanar mı?

Uykusuz, nadasa bırakılan çorak-susuz, kıraç toprakları seven, kuşkonmaz dikenini çift ya da tek hörgüçlü develer sever mi?

Gagasında şiir taşıyan göçmen kuşlar, turnalar zamanı; çam oluklu pınarların çağladığı, av kuşlarının içten ağladığı, kenger ve kuşkonmaz yaylalarda mola verir mi?

Bu bölgede, hala kalıntıları ve ören yerlerinde izleri bulunan; zamanımızdan 3 bin yıl önce yapılmış lahitlerin içinde kimin ölü toprağı saklıdır? Bilinmez…

Son gömütlükte atasının yitik izini arayan şairin yası-göz yaşı, kuşkonmaz şiirler çığlığına dönüşür…

Toprağı besleyen son damla, göz yaşı şişesinden taşar…

Toprak ana toprak baba olur, sonsuz ve zamansız dağları aşar…

Defin işlemi, ardından tek başına yas nöbeti tutan adam, gömütlükte beyaz mendilini gözyaşına banar… İçin için, derinden ve yerinden ağlar…

Kabirci, yanlış mezarda yas tutmaktadır…

Kim avcı, kim av-kim kurban? Bilinmez… Yitik şiire tutar yas…

Kurbanlar için tutulan yas…  Her şeye yas…

Güle yas, ulak için yas, kilitli ömür kapısı için yas, ateşte görülen kor için yas, kötü düşler için yas, soluk ve donuk yüzler için yas, sevilmeyen yılanlar için yas, nesneyi kesmeyen kör bıçak için yas, şafağa poz veren damgalı kör geceye yas, kötü haberci için erken yas, zeybeği çalan tevatür ve olmayan adalet için yas, ne mümkün ki; gidene hep boş öğüt veren, çözüme tutanaklı, siyah beyaz fotoğraflar için, gelecek zaman kipine yas, varılacak son durakta yabancılık çeken kuru şiir için yas, “…Hiç bir şey tam değil / Yarımlar hep tamdan eksik / İnsana küser sözün sahipleri / Şeytandan cennet bekler” diyen, çürüyen zamanda çürük lekesine yas tutan, kuşkonmaz sevdalı, sabırlı ve metanetli ozanın-Sabri’nin babası için bitmez yas… 

Ağlama Duvarı ve Ölüdeniz ayaklarımın altında, yüreğimde; Filistin topraklarında ölü çocuklar, analar ve babaların çığlığını duymaktayım… Sabri Kuşkonmaz’ın son şiir kitabını (ÇÜRÜK LEKESİNE YAS), bu duygu yoğunluğu ve isyan çığlığı ortamında okuyorum… Ne güzel…

Özgün ve özgür duygu yoğunluğu ve zengin imge yüklü dizelerin şairi Sabri Kuşkonmaz’ı kutluyor ve ayakta alkışlıyorum…

Aslında, Berfin Yayınları şiir dizisinden çıkan bu kitap, kendine özgü yazım tekniği ve her şiirin altında yer alan manzum hikaye vurgusu ile farklı bir şiir yazım dilinde, oldukça iddialı görünmektedir…

Bu bağlamda:

Kitaba adını veren ilk şiir ve şiirin dip notu-alt yazısını, siz değerli şiir meraklısı okurlarla paylaşmak isterim…

“Çürük Lekesine Yas”

“Çürük ağrısı duymayan bedene yas tutan

Belki ölümdür yasla anılan

Belki yastır ölümü çağıran

Ayrılıktır kesin, her yaşta dile dolanan

Çürük ağrısı sarmış kalbe çıkan kapıları

Kalbin yasına karşı duvarda

Kendi silik gölgesi seyirci

Ülkemin kalbi neresi?

Bir bezle silmek gerek

Başlayan çürük lekesini

Bir beyaz mendili tutarak yüzüme

Başlarım yoksa yasına çürük lekesinin”

Toprak Baba ile gömütlükte yüzleşen şaire; “Çürük Lekesine Yas”adlı şiiri yazdıran, bu duygulu dipnotu düşmesi oldukça anlamlıdır:

“…Fethiye’de mezarlıkta, herkesin gitmesini bekledim. Son kez konuşmak için taze mezar toprağındaki toprak babamla. Gitti herkes. Bir yaşlı adam dışında. Babamın çok eski bie ‘efelik’ arkadaşı. Kırk yıldır konuşmadığı. Herkes uzaklaşınca mezardan, mezarlıktan… çıkardı cebinden bir beyaz mendil, çömeldi mezarın başına, döndü yüzünü güneşe. Tuttu mendili iki eliyle yüzüne. Epey bekledim. O da hep kalacak gibiydi orada yüzünde mendiliyle, ayrıldım çaresiz; mezarlık kapısında başsağlığı için bekleyenler vardı. Öğrendim ki hemen sonra dönünce İstanbul’a; güneşte yüze tutulan beyaz mendil, bir büyük yazmış kadim Asya dinlerimizde ve kültürümüzde… 

Yası örten mendil ne küçüktü, onca büyük acılara!..”

Sabri Kuşkonmaz; Muğla’nın Fethiye ilçesinde dünyaya geldi. Beş yılda beş okul değiştirerek ilkokulu burada bitirdi. Lise öğrenimini 1980’de Gökçeada Anadolu Öğretmen Lisesinde tamamladı. Buradan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Adalet Yüksekokuluna başladı. Bu bölüme bir yıl devam etti ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine geçti. 1986’da fakülteden mezun oldu. İstanbul’da avukatlık yaptı ve yazarlık çalışmalarını sürdürdü. Marmara Üniversitesinde başladığı yüksek lisansını “Türkiye’de Radyo Televizyon ve İnternet Yayıncılığında Hukuksal Durum” adlı teziyle 2008’de tamamladı. Beykent Üniversitesinde başladığı doktora eğitimini ise “Bedenin Dil/İfade Aracı Olarak Kullanılması; İtiraz Eden Beden” adlı teziyle 2016’da tamamladı.

Çürük Lekesine Yas / Sabri Kuşkonmaz / Berfin Yayınları / Eylül 2023 / İstanbul / 64 sayfa / ISBN 978 – 605 – 72219 – 4 – 0 

Seçkin kitapçılarda ve berfin@berfin.net   adresinden edinebilirsiniz.

Kaynak: www.dursunozden.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

shared on wplocker.com