Güzel atlar diyarı Kapadokya (İç gezi)

“KÖR DE BİLİR AVANOS’UN YOLUNU…”

Kızılırmak ve Peri Bacalarının sırdaşı KAPOR (Kapadokya Organik) ürünler sahibi Osman Yüksel’in peri bacaları ve Kızılırmak’a seyirlik Avanos’daki bağ evinde; Erciyes zirvesini öperek doğan Güneşi’in  serinliğinde,  sabah kahvaltısında bir içim ilaçsız ve gübresiz organik-yerli “ŞİİR” içtim. Avanos’un şahdamarı Kızılırmak, onbinlerce yıldır Anadolu’nun beline dolana dolana, yana yana ve zikir eder gibi dön
DSC0nmkj0111e döne akan ve aksakal bilge dervişlerin külahı olan dumansız bacaları
yurt tutmuş meleklerle-perilerle dans eden yiğitlerin-ozanların esin kaynağı, her zerresinde gizemli efsaneler yaşayan büyülü akarsuyun çamuru bile bereketli... Efsaneye göre, antik tarihin bir devrinde Konya Ovası bir iç denizdi. Kızılırmak bu denize dökülürdü. Avanos bir liman kentiydi. Nuh’un Gemisi bu limana yanaştığı rivayet edilir. Buranın o koşullarda, gemi yapımıe deniz endüstrisinde de ileri olduğu söylenir. Daha sonraki bildik yıllarda ise, İran’dan gelen Pers süvarilerin Kapadokya’da atlarına şarap içirdikleri bilinmektedir. Bu nedenle bölgeye, Sarhoş Atlar Ülkesi denilmektedir. Ateşli al atların, beyaz bulutlar gibi uçarak yol almaları; sönmüş birer yanardağ olan Erciyes, Hasan Dağı ve Melendiz Dağı’ndan fışkıran lavların tüflerinden oluşan peri bacalarının gizemli büyüsünün, imgeli hayaletlerinde birer sevda şarkısı olarak yankılanır… Peribacalarının bu oyunu, ışık ve gölgenin dansı olarak konuklarına eşlik eder. İşte, balon ve atlarla yaptığımız bu unutulmaz Kapadokya gezimiz, sanki turkuvaz rengindeki uçsuz bucaksız bir gökçe deniz yolculuğunu anımsatıyor.

Dümensiz ve rotasız… Özgürlüğün ve farkın farkına vararak… Erciyes, Melendiz ve Hasan Dağı’na el sallayan gizemli peri bacaları arasından dolana dolana akan Kızılırmak, binlerce yıldır bereketli topraklara can ve ilham veriyor. Nice sevdalılara ve şairlere esin kaynağı olmaktadır bu dağlar, ırmaklar, yeraltı şehirleri, periler ve sarhoş al atlar; nice efsanelere ve türkülere konu olmuştur.
Göreme’de gördüğüm, semada semah dönen kuş ve düş evi peribacaları, dört mevsim gezginleri konuk ediyor. İçinden su akan kent Avanos’u, eski ve yeni Avanos diye ikiye ayıran Kızılırmak üzerindeki asma köprü; kına gecesinde gelin ile damadın karşılıklı koşarak kucaklaştıkları mutlu anlarına tanıklık eder.
“Ömrü billah mektep yüzü görmedi / Bu kadar nakışı nerden belledi / Kirtim kirt, kirtim de kirt” dizelerinde yaşayan şair Enver Gökçe ve halı dokuyan güzellerin dilinden düşmeyen Aşık Seyrani’nin şu dizeleri anlamlıdır: “Kör de bilir Avanos’un yolunu / Testi bardak kırığından bellidir…”  Ünlü çamur ustası Erdoğan Güleç Atölyesinde ve Güray Çömlekçilik de, toprağın sanat eserine dönüşme serüvenine tanıklık edersiniz. Avanos’u yurt edinmiş Japon seramikçi Nishi’nin çamurla harakirisi ve Fransız Asya’nın yağlıboya tablolarında göz kırpan perilerin gizemli yolculuğuna; Ruhi Su ustanın Kızılırmak gibi çağlayan gür sesiyle dillendirdiği “Hasan Dağı Bozlağı” ve seke seke oynanarak söylenen “Avanos Karşılaması”nı, günbatımında Paşabağı Peribacaları kuş evinde, yıllanmış Kapadokya Şarabı içerek dinlemenin tam zamanı: “Hay, hay, hayyy! / hana vardım bakmaya / hana kilit takmaya / hay, hay allılar / yeşilliler, morlular / hay, hay, hayyy!”
Kapadokya bölgesine gelen yerli ve yabancı turistlerin en çok ilgisini çeken iki aktiviteden söz edeceğim. Elbette bunların başında grup atlı turları ve gündoğumunda balonla uçma geliyor. Bölgede bu işi uzun yıllardır sürdüren Kirkit Turizm’in Avanos ve Güzelyurt’ta bulunan at çiftlikleri, özellikle yabancı turistlerle dolup taşıyor. Kızılırmak kıyısında ve peribacaları arasında gece konaklamalı atlı turlarla yapılan geziler, serüven dolu alternatif turizmin farklı anlarını yaşatıyor. Mutlaka deneyin. Serüven dolu bu yolculukta, içinizdeki keşfetme duygusunu özgürce yaşatın… Gün doğumunda, konuşan ve anlatan fotoğraf çekmenin ayrıcalığını yaşayın… Dünyanın 66 haline tanıklık eden ve tüm Anadolu’yu arşınlayan Gezgin Şair’in rehberliğinde; çılgın, delice ve maceralı geçen her anınızda, sevdiğinizi öpün ve yaşama dokunmanın hafifliğini yaşayın.  Farkın farkına varın, yeniden…
Ulusal Havacılık belgeli “Anatolian Balloons Cappadocia” işletmesinin sekiz balonu, her gün sabah saat altıda, bir saatlik panoramik uçuşlar yapıyor. Sabah gündoğumunda, peri bacaları üzerinde uçarken; ışık ve gölgenin gizemli oyununa ve özgürlüğün dansına sizde katılır ve uçuş bitiminde, bu anı şampanya ile kutlamanın dayanılmaz hafifliğini, size takdim edilen “Uçuş Sertifikası” ile belgelersiniz.
Eğer rehberiniz Nevşehir Göre’den emekli gazeteci-şair ve turizmci Osman Yüksel ise; özel bir gezi yapmanın ayrıcalığını yaşarsınız. Kapadokya Bölgesi; Nevşehir, Kırşehir, Aksaray, Niğde ve Kayseri illerini içine alan zengin tarihi mirasların, kültür, termal, doğa, inanç ve alternatif turizm dokuları ile İç Anadolu Bölgesi’nin önemli zenginlik kaynağıdır. At ve balon meraklıları için Göreme merkezli bir gezi programında; bölgede mutlaka gezilip görülecek yerlerin başında; gün batımında ve sonrasında perilerle, ışık ve gölgenin dansının gizemine tanıklık eden Zelve, Çavuşin, Uçhisar, Göreme, Ortahisar peribacaları ve manastırı ile ünlü Mustafapaşa, Şarap ve özgün konaklar mekanı Ürgüp, Çeç Höyük ve Selime kaya evleri; yerin altında sır 13 katlı Derinkuyu, Kaymaklı ve Özkonak yeraltı şehirleri, 1924’de Mübadele acısını yaşamış Güzelyurt’ta UNESCO korumasında restorasyonu süren Kızıl Kilise, 28 kilometre uzunluğundaki ve 100 metre derinlikte, 53 kilisesi ve yeraltı kenti ile ünlü Ihlara Vadisi, Anadolu Alevi-Bektaşi kültürünün merkezi Hacı Bektaş Türbesi, Damat İbrahim’in izlerinin yaşatıldığı Nevşehir Kalesi, 5 bin yıllık yer altı su kanalları ile ünlü Göre Karızları, şaraphaneler, halı dokuma atölyeleri, şifalı kaynak suları, kilise, cami,  konak, eski değirmen ve bezirhaneler bulunuyor. Bu yöreye özgün doğal kök boyalardan ve yünden dokunan halı ve kilimlerin yanı sıra; Anadolu’nun beline dolana dolana akan Kızılırmak kıyısındaki özel çamurdan yapılan çömlekçiliğin tarihi ise 10 bin yıla dayanmaktadır.
Öte yandan, Kapadokya turizm haritası içinde yer alan Niğde bölgesi de bu turistik zenginliklerin korunup yaşatıldığı ve mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir. Dünyada kucağında İsa ile tek gülümseyen Meryem Ana duvar resminin bulunduğu Gümüşler Manastırı; Sümer, Hitit, Frigya, Tyana, Doğu Roma, Bizans ve Selçuklu kültürlerinin izlerinin bulunduğu bu bölgede; Niğde Kalesi ve Niğde Müzesi’nde bulunan Sarı kız ve iki bebek mumyası mutlaka görülmelidir. Kemerhisar‘da bulunan Tyana antik kenti içindeki su kemerleri ve Bahçeli’deki Kleopatra Havuzu görülmeye değer. Şairlere esin kaynağı olan Ulukışla Han Duvarları ve Beyağıl Çatal Kalesi’ni geçtikten sonra orman yeşili Bolkar Dağları’nın yamacında bulunan termal turizmi ile tanınan Çiftehan Kaplıcaları ve Pozantı’ya varmadan önce mutlaka mola verip buz gibi köpüklü ayran içmeniz gereken Şeker Pınarı ise, bir başka zenginlik kaynağımız. Toros Dağları üzerinde bulunan kayak alanları, göller ve yaylalar ise, her tür alternatif turizm için keşfedilmeyi bekliyor…
Bölgede uluslararası bisiklet yarışlarına sponsorluk yapan, bu anlamda bölgeyi ve ülkemizi tanıtan Argeus Travel’ı da anmadan geçemeyiz. Eğer lüks takılmak istemiyorsanız; Uçhisar’da Tekelli Pansiyon Evi ve Büyük Avanos Oteli öneririm. Otelin işletmecisi Halil İbrahim Tokmak; Kapadokyalı şair Abdullah Rıza Ergüven, Selahattin Küçükdağ  ve Refik Başaran’ın şiir izinden yürüyen ve saz çalıp, türkü çığıran konuksever bir şair. “Ben kendimi Türk hissediyorum” diyen ve adını değiştiren Fransız eşi Asya Hanım ise, Anadolu sevdalısı bir ressam. Konuklarına her akşam bölgenin özel damak tadı yemekler sunmaktadır. Özellikle günlük doğal yiyecekler yanında yufka ekmekle, etli kuru fasulye-pilav ve kırmızı domates turşusu ile köpüklü koyun ayranının tadına doyum olmuyor. Eğer yemek sofasında 2 saat bekleme sabrınız varsa; İbrahim Usta’nın Avanos Testi Kebabını yerken, yanında yıllanmış kırmızı şarap içmeden gelmeyin. Testilerde içilen şarap eşliğinde, doğal kaya içi lokantası Uranos Sarıkaya’da akşamları yapılan Türk Dans Gecesi’ne, yerli ve yabancı turistlerin ilgisi oldukça fazla.
Yaşlı Anadolu’nun genç-ince beline dolanarak akan ve sevdalılara esin kaynağı olan Kızılırmak kıyısında ve efsaneleri ile ünlü peri bacalarının büyülü gölgesinde; beyaz atlar yelesinde tan çiçeği açarken; “Ben özgürüm!” diye çığlık atarak taçlaşan, uçan balon sepetindeki Kapadokya gezimiz şimdilik bitti. Bağbozumu ve koç katımı sonrası, güz yapraklarının ve taçlaşan peri bacalarının üzerine beyaz kelebekler gibi uçuşan kar düşerken; ırmağın kıyısında ve perilerin arasında, sevdiğinizin dudak izinde yaşama dokunan, bir başka serüven yüklü gezide buluşmak dileğiyle…
Her yanı birer turizm cenneti olan Anadolu coğrafyasının kıymetini bilelim. Başka Türkiye yok!…
ozdendursun@gmail.com

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

shared on wplocker.com