Bir Anadolu Çığlığı Şiiri: Müzelik Şiir

müzelik şiir

at üstünde uykuya daldı, sardunyalı evdeki kam

elini göğe kaldırdı, zikiri yamyam, dansı tamtam

çağın ırzına geçti, ateşten önceki o hınzır adam

sarayı in yaptı, hanı taş duvar, otağı toprak dam

suyu öpen-ateşle arınan gönlü güvercinli gönül

bilgi gözün önünde, parmağın ucunda, mor gül

kimsesizler gömütlüğü, kitap yangını madımak

yaratıcı yalnızlıkta, şiir vardı; ilk kanayan dudak

o sevdanın ilk tutanağı ateş, adressiz kartvizitti

 yetim-yanık ozan, sınır tanımayan bir aktivistti

o gönlü turnalı-tunalı kuşlar da dağınık

ve dinledikçe, söyledikçe, “off” çektiren

o içli türkülerimiz ki; öyle acı-öyle yanık

yanık ve yıkık eski höyük, şu insanoğlu

ne kadar huysuz, ne kadar arsız, sanık

ve yaşamı betimleyen, o iri hayat ağacı

o kutsal tanrıça inanna, ana kibele tanık

ve taşa can veren, çift başlı kartal yemisin

ey hüdavent, anadolu’nun şahmaran kızısın

türkülerle yanan, kırık aynanın sırı-sırrı ozan

hangi medeniyetin, hangi müzenin yıldızısın?

dursun özden

www.dursunozden.com.tr

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

shared on wplocker.com