kuruyan nil
kim zalim, kim mağrur, kim o kibirli?
saraylı nil, iri bedeni-ince ruhu sihirli
kalbi kırılmış, derenin suyu çekilmiş
aşkı arayan umutlar yitiyor, ikili-birli
nil’im, dilim kurudu, dünya aşkı yerli
ve kor dondu-kar yandı-nil kurudu-yazın üşüdüm
‘parayla-diplomayla saadet olmaz’ diyen-ben idim
ey benim zeki, bilge, becerikli ve kudretli yiğidim!
‘kendi burada, aklı-gönlü başka yerde mi’ dedim?
ayı öpen-mavi bakışlı çöl efendisi, tuareg bendim
aslan yürekli rişar ile selahaddin eyyubi’nin yafa’sı
portakal çiçeği zamanı-nil perisi kleopatra markası
ve nar bereketi; ‘çarşıdan aldım bir-eve geldim bin’
soli; altın saçlı limon güzeli, çapkındı lefke hurması
mavi ve beyaz nil’in kucaklaştığı, bir hartum sefası
ayazma-kutsal su gözesi, meryem’i-yahya’yı yuttu
ve nil, yüksek hikmet-ayasofya’da iyilik dileği tuttu
bir damla akdeniz sevda gölü, istanbul aşkı kuruttu
krizde, göçte, öçte, zaferde; can evime giren kadın
fetihteki rehberim; kıdemli-yaşlı-bilge bir dişi kurttu
o lezzetle, hazla, mutluluğu solurken, sevilen sever
çılgın sevi alı-aşk hali, aşk emek ister, aşk seni ister
attis eli-kibele evi-selime seli-al atlı yeli, gelveri eser
dingin, kurak ve sarı benizli güz gazalında, dudak izi
nil’siz gelecek, güvenli gelecek mi? aşk ateşi her yer.
nil mavisi benekli, o beyaz kuğu
beyaz atlı süvariyi, neden öptü?
ah! kuğu endamlı kadınlar çiçek
onlar, dünyanın kurtuluş umudu
bizi göğe atan, kutsal dedikodu.

















