Çürümenin Estetiği (Kitap tanıtımı)

“Çürümenin Estetiği” üzerinde, uzun yılllardır araştırmalar yapan, çeşitli dergi ve gazetelerde konuyla ilgili makaleler yazan, değerli araştırmacı yazarımız Mehmet Ulusoy’un, yeni çıkan bir kitabını heyecanla okumanın sevinci paylaşmanın dayanılmaz hafifliğini yaşıyorum, yeniden…

Mehmet Ulusoy’un Berfin Yayınları’ndan çıkan bu kitabının adı: “Çürümenin Estetiği / Yeni Ortaçağın Kültürel Biçimi, Postmodernizm ve Ulusal Kültür”

Ulusoy, bu kitabı yazma nedenini şu tümcelerle özetliyor: “Elinizdeki kitabı yazmamın birkaç temel nedeni var. Kuşkusuz hepsi de birbiri ile bağlantılı, ama mutlaka ayrı ayrı vurgulanması gereken olgular. En başta, “Küreselleşme” projesinin kültürel biçimi olan postmodernizmin, emperyalist kültürün bugüne kadar bilinen özelliklerini aşan, derin bir çürüme ve çöküşü yansıtan, kapsamlı bir ideolojik-kültürel dönüşüm niteliği taşımasıdır…” 

Yazar, aslında bir genelleme ve uzun bir zaman dilimi içindeki bu tür bozukluklar üzerine özgün bilgiler sunsa da; Türkiye toplumsal yapısı ve kültürel dokusu üzerine kapsamlı örnekler ve açıklamalı tahliller yapmaktadır. Türkiye’de ulusal devrimci, toplumcu bir kültürün, sanat ve edebiyatın yeniden yükselmesi, çağdaş düzeyde ve nitelikte yetkin ürünler/yapıtlar vermesi, en başta liberal-postmodernist kültürle köklü bir hesaplaşmadan geçmekte olduğu gerçeği vurgulanmaktadır.

Yazar, postmodern kültüre karşı, ulusal devrimci kültürün yeni bir uygarlık atılımıyla geliştirilip yükseltilmesi, aynı zamanda üretim kültürünün, onun sanat ve edebiyatta yaratıcı estetik ifade biçimlerinin yeniden canlandırılması, yüceltilmesi ve egemen hale getirilmesi vurgusunu yapmaktadır.

Türk aydınlarının kendi özgün kimliğini bulma görevi ve sorumluluğu olduğu vurgusunu yapan yazar; özellikle Tanzimat’tan günümüze uzanan aydınlanma sürecini ve yalpalamaları anlatmaktadır. Türk entellektüellerinin emperyalizm güdümlü Tanzimatçı kesimi; halkın, emekçinin, gerçeğin ve adaletin yanında değil de emperyalizmin, vahşi kapitalizmin ve erki elinde tutan güçlünün yanında yer alarak, bilerek ya da bilmeyerek, bu dalkavukluk röllerini benimser görünmektedir. Bu olgu, Türkiye’de 1880’lerden sonra neredeyse bir “özgürlükçü(!)” akım oluşturan, bütün dönek ve hainlerin ortak kimliğini, etkinlik biçimini ve ortak karakteristik özelliğini oluşturmaktadır…    

Yeni Tanzimatçılar, günümüzde gericileşen, yozlaşan ve çürüyen Batı’nın, akılcılığı ve toplumculuğu reddeden düşünce biçimine, kültürel değerlerine özeniyor. Onun maddi ve manevi anlamda çöplük olan mallarını tüketmeyi çağdaşlık, ilericilik ölçütü olarak görüyorlar. Demek ki, yabancılaşmaya son verip kişinin kendi olma ya da kendi bütünlüğüne kavuşması, bir toplumsal sistem mücadelesiyle mümkün olacağı vurgulanmaktadır. Emperyalist kültür, kapitalist liberal bireyci kültürüne son verip eşitlikçi, paylaşımcı, yani toplumcu bir düzene geçişle ancak yabancılaşmayı adım adım ortadan kaldıracak bir sürecin başlatılması ile mümkün olabilir. 

Sanatçı birey ancak, içinde yaşadığı toplumsal gerçekliği daha ileri bir toplum yönünde değiştirme sürecine, sanatsal üretimiyle katılarak, kendi olma yönünde ciddi bir adım atmış olur. Bu süreçte toplumu ve onun bir parçası olarak kendini yeniden üreterek, tanıyarak ve değiştirerek yabancılaşmaya son verebilir. Böylece toplumsal/ulusal gerçekliğin, evreselliğini de içeren bütünlüklü aynasında, kendi bütünlüğünü keşfedebilir, kendisi olabilir. Değilse, Nasrettin Hoca’nın ahırda parasını düşürüp, bahçede araması gibi… Kimlikte, kişilikte başka toplumlarda; Amerika’da, Avrupa’da ve ulus ötesi olmayan saçma yerlerde aranmaya devam edilir…

Mehmet Ulusoy, Çürümenin Estetiği adlı bu eserinde; Emperyalist Yeni Ortaçağ’ın kültürel biçimi olarak, postmodernizmi incelerken, asalaklaşmanın ve mafyalaşmanın doruğa çıktığı, üreticiliğin ve yaratıcılığın değerinin gözden düştüğü; “Tüketim Toplumu” da denen bu çağın düşünce ve yaşam tarzını, kültür ve sanat anlayışını, çok boyutlu ele aldığı bu özgün eserde, aslında özet ve sonuç olarak şunu demekte yarar vardır: “Çürümenin Estetiği” günümüzün ruhsuzlaşmış ve çoraklaşmış kültür, sanat ve edebiyat dünyasında düzeyli, ufuk açıcı, diyalektik çözümlü, bilgilendirici, düşündürücü, ayakları yere basan ciddi bir çalışma örneği ve Batı merkezli yalan, yanlış ve tabuları yıkmada önemli bir yapıttır…

Kültür, sanat, edebiyat ve politika dünyasında kirliliğin arttığı bu zaman ve mekanda; cesaretli ve akılcı araştırmaları ve özgün eserleriyle; putperestliğin, köleci kabulun, kör itaatsizliğin, çıkarcı, bencil ve faydacı teslimiyetin ya da suskunluğun üzerine giden; dil bayrağımız Türkçe’nin ve Türk Kültürünün ödünsüz savaşımcısı, Türkçe’nin yücelmesi, korunması, arınması ve yaşatılmasında öncülük yapan, Karamanoğlu Mehmet Beyin torunu, Ermenekli Toros Dağı Yörüklerinden Mehmet Ulusoy, aslında 68 Kuşağı gençliğin öncülerindendir. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Fizik Bölümü mezunu olan Ulusoy, 12 Mart 1971 döneminde Dev-Genç Davası ve 12 Eylül 1980 döneminde yargılandı ve içerde yattı. 2000’den sonra ise, 68’liler Birliği Vakfı’nın yaklaşık 15 yıl Yöneyim Kurulu üyeliğini yaptı. Son 20 yıl boyunca Teori Dergisi Genel Yayın Yönetmenliği, Bilim Ütopya, Aydınlık, Papirüs, Sanatçının Atölyesi, Berfin Bahar Dergilerinde yazılar yazdı. Mehmet Ulusoy’un yayınlanmış eserleri ise şunlardır: Ulusal Devrim ve Küresel Karşı-devrim, Türk Devrimi ve Milliyetçilik, Çürümenin Estetiği

Şimdiye dek yayınladığı yüzlerce eserle, Türk aydınlama seferberliğine büyük katkılar sağlayan Berfin Yayınları’ndan çıkan, çok fazla kaynakça eserden yararlanılarak hazırlanmış olan Mehmet Ulusoy’un bu yapıtı; “Çürümenin Estetiği” adlı 384 sayfa bu başucu kitap, mutlaka okunmalı. Bayramda ve tatilde sevdiklerinize kitap armağan edin. Çürümenin Estetiği, seçkin kitapçılarda ve internet satış noktalarında…

Çürümenin Estetiği / Mehmet Ulusoy

Berfin Yayınları, İstanbul, Temmuz 2019

ISBN 978-605-4399-79-6

Ederi: 40 TL.

E


Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com