iki yaka acısı
beyaz bir gelinlikti süzelen, o suskun zaman durdu
duran zaman mı, yoksa dudak izli son mektup mu?
turnalar anı, merhaba ya da elveda demeden daha
ardımızdan komşunun kutsal su serpmesi, umudu
o yitik zaman ışığında, sağ salim geri dön bir daha
bolkar ayazı urumeli, tütün sarısı rumeli kalktı şaha
ve ege denizi kararıp, şu dağlar uykuya daldığı an
ahh! komşu, ah! mübadele allah’ın belası bir şeydi
atları yılkı-sevdası kar ile kor-hasan dağı başın eğdi
her göç zamansız-her ölüm erkense, yaşam nedir ki
oysa bir asır geçti, son göçün ardından giden-gelen
açkısı pas tutmuş, şu emanet sandığın örtüsü saten
içinde nar alacası, lavanta kokulu bir ses yankılanır:
öte yakaya geçince; aç beni, saç beni, öp beni sen!
tren mi yol alıyor, yoksa evler mi? iki yaka acısı dem
kelepçeli kızılırmak tanık-aktaş yanık-yeşilburç sitem
ve ege denizi kararmadı, şu dağlar uykuya dalmadı
ahh komşu ahh!.. bu zorunlu göç, hüzünlü bir şeydi
ey beyaz atlar otağı gelveri, güzelyurt kalbime değdi
ve kanayan gelin türküsü, aşkı sardunya-göçü tufan
bayram-yortu her an, kutsal toprak anadolu vatan
selanik can, izmir canan, silivri’ye canım kurban!..
dursun özden
www.dursunozden.com.tr
8 mart 2019, güzelyurt (gelveri)

























































