Türkçe’nin incelikli şairi Gülten Akın hayatını kaybetti

563a014c18c7736a783e8975

Türkçe’nin incelikli şairi Gülten Akın hayatını kaybetti. Uzun yıllardır “Hikmet Burcu”ndan seslenen şair Gülten Akın, tedavi gördüğü hastanede yaşama veda etti. 82 yaşında hayatını kaybeden Akın’ın cenazesi cuma günü, öğle namazından sonra Ankara Kocatepe Camii’nden kalkacak. “Ah kimselerin vakti yok / durup ince şeyleri anlamaya” demişti.

Türk şiirinde ikinci yeni akımının tek kadın şairi olan Gülten Akın, son sözlerini söyleyip ayrıldı aramızdan.

Bir süredir Burhaniye’de yaşıyordu. Zaman Gazetesi’ne verdiği son röportajında, hayatını şu sözlerle anlatmıştı:

“…Evler arasında küçük bir ev, veranda kocaman, önünde güller ve güller. Yazlık için yapılmış kooperatif evleri. Yazın gelenler çekilince bomboş. Soba, odun, kömür filan. İsteyerek katlandığım tek iktidar, sobanın iktidarı. Telefon dışında iletişimin olmadığı, seçilmiş bir ilkellik. Tavla oynuyoruz, yenilerek arada bir de yenerek. Seksenlerinde iki kişi. Arada bir iki dize yazıyor, onu bir yerlerde unutuyorum. Bulduğumda seviniyor, tamamlamaya uğraşıyorum. Çocuklarımız arıyor, ülkenin ve dünyanın acıları arasında küçük soluklanmalar, onlar hep iyi haberler vermek istiyorlar. Dertlerini çoğu kez saklayarak… Kötü haberleri müjde gibi ulaştıran bir eski televizyonumuz da var.”

Gülten Akın, “yaşayan en büyük şair” seçilmişti ama bundan da pek hoşlanmıyordu belki… Aynı röportajda, “Yaşayan en büyük olunsun ya da olunmasın. Bu sözle insan kendini emekliye ayrılmış gibi duyuyor” demişti.

Son kitabı 2013 yılında şiirinde bir doruk noktası olarak nitelenen Beni Sorarsan oldu.

Son olarak Mayıs 2015’te yayımlanan Kitap-lık dergisine, kendi deyişiyle “karaladığı” sözleri vermişti.

Derginin mayıs-haziran sayısına şiir sayfasına koyulmaması koşuluyla yolladığı sözler, Akın’ın üretimini sürdürdüğünün ispatı niteliğindeydi.

Oyunlar da kaleme alan Akın şiirinde, kırılmaları, gücenmeleri, saklanmaları, bağışlamaları, hoşgörüleri yazar, ama isyanıyla birlikte dile getirir.

Diğer kitaplarında karşımıza çıktığı gibi bu kitabındaki kadınlar da öğretmen, doktor, Anadolu’da tanıdığı bacı, anadırlar; hepsi çaresiz biraz.

Gülten Akın onların çaresizliğini dile getirirken isyan eder. Ama bu isyan illâ bağırmak değildir. Her ne kadar “kabullenme” gibi görünse de aslında kabullenemediği için bu dizeleri yazar şair.

Akın’ın şiir kitaplarından bazıları: Rüzgâr Saati (1956), Kestim Kara Saçlarımı (1960), Sığda (1964), Kırmızı Karanfil (1971), Maraş’ın ve Ökkeş’in Destanı (1972), Ağıtlar ve Türküler (1976), Seyran Destanı (1979), İlahiler (1983), Sevda Kalıcıdır (1991), Sonra İşte Yaşlandım (1995), Sessiz Arka Bahçeler (1998), Uzak Bir Kıyıda (2003), Beni Sorarsan (2013).

GÜLTEN AKIN ŞİİRİNDEN BİR SEÇKİ:

“Deli Kızın Türküsü

Sana büyük caddelerin birinde rastlasam

Elimi uzatsan tutsam götürsem

Gözlerine baksam gözlerine, konuşmasak

Anlasan

 

Elimi uzatsam tutamasam

Olanca sevgimi yalnızlığımı düşünsem

hayır düşünmesem

Senin hiç haberin olmasa

Senin hiç haberin olmaz ki

Başlar biter kendi kendine o türkü

 

Yağmur yağar akasyalar ıslanır

Bulutlar uçuşur geceleyin

Ben yağmura deli buluta deli

Bir büyük oyun yaşamak dediğin

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

 

Yitirmeli büyük yolların birinde ne varsa

Böcekler gibi başlamalı yeniden

Bu Allahsız bu yağmur işlemez karanlıkta

Yan garipliğine yürek yan

Gitti giden…”

Gülten Akın

HABER: www.dursunozden.com.tr

Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com