Karanlıkta Yazılan Şiir: MEJDECİ ÇIĞLIĞI

müjdeci çığlığı

-1-

ah ki ah! yine cehalet sardı

kurşun yüklü hava karardı

karanlığın ayak sesi vardı

geceyi, kan kokusu yardı

biz, müjdeciyi bekliyoruz

yitik zamandı, bize dardı

gelen giden-ses seda yok

erken öten gül ibikli horuz

ufuk çizgisinde, tilkiler tok

ve dans eden-tek gölge şok

o müjdeciden, bir haber yok

göç yolları kapadı-bolkar dağı

karı eridi-çakıt çayına su yürüdü

obayı duman bürüdü ve gelen yok

göğ keçinin püngüllü oğlağı çebiç oldu

teke oldu-çam kozalağına-pürüne yürüdü

çayır çimen çillendi, bebeler gelişti, dillendi

kehribar başaklı buğday ekildi-biçildi-savruldu

un oldu, sofrada ekmek, yolda azık, nimet oldu

sessiz toros kurbağası dillendi, şakıdı, çığlık doldu

yılkı atlar şaha kalktı, al ibikli çil keklik palazlandı-uçtu

yan obadan gıcırgan sesi geliyor, müjdeci hala gelmedi

köy göçüren kara kafalı yobazlar, sürüye dadanan kurtlar

eşkiyalar, haydutlar, ağalar, münafıklar, dönekler, korkaklar

yine geri döndü-nadir ya da nadire geldi, o müjdeci gelmedi

at hırsızı-müzevir-muhbir kenan, evreni-vatanı parselledi-sattı

ulu ata’yı yok sayan o karanlığa arka çıktı-bataklığa yan yattı

bir yitik zaman dervişini, anadolu’nun aydınlık yüzü o ozanı

sinsice tehdit etti, kitabı zindana attı, utanmadı-arlanmadı

çocuk bayramını yasaklayan emir geldi, müjdeci gelmedi

ey sevgili canan! yardan düşen yar ve sende gel yarın

ve yeni yarınlar bir başka, cemre düştü o kutsal aşka

ve şafak söktü, bu insani diriliş-bu silkiniş bir başka

kışlak karanlık, çatal kaya çatağından gün doğuyor

tan çiçeği taç yaprağı yanıyor-ağaçlar katlediliyor

“orman erozyonu önler” halk buna inanıyor-o an

güneşin şavkı vurdu kızıl tepeye, o sarı saman

hemen oracıkta-ovacıkta, gölgesi toz duman

ufukta bir çoban çocuk belirdi, o pek yaman

-2-

o çocuk, nefes nefese seslendi, yankılandı kara dağlar:

“hey! ana-baba, emmi-dayı-hala-teyze-komşular, canlar

müjde-müjde! müjdemi isterim, köye öğretmen geliyor”

çoban çocuk yüreği avucunda, kitap-defter-kalem ile geldi

kavalını torbasına koydu, okulun yolunu tutan, ilk oydu, bildi

haberci güvercin oldu-seğirdi, müjde verdi, ışığa doydu, geldi

okul çalıştayı işlik-bayram yeri şenlik-şölen-çocuklarla gelen hız

kızıl gölde kız-yansır ay yıldız, dil bayrağımız türkçe okur yazarız

okulda andımız çığlığı yükselir; ’korkma-sönmez’ hür, marşımız

ve o ütopyamız, uğurumuz, beklentimiz; o ışık-o müjdeci geldi

gün döndü-gün doğdu-uyandık, atamızdan uzanan ışıktan eldi

ve müjdeden yana esen yeldi-karanlığı süpüren çağlayan seldi

müjde! köy enstitüsü şapkalı, köyüme başöğretmen geldi

günaydın çocuklar! bu gün 23 nisan, neşe doluyor cihan

göçmen kuşlar, özgür düşler, kelebekler, uğur böcekler

uçurtma dansı, cırcır böceği söylüyor, karınca oynuyor

bu gün bayram, biz ilk insan-ilk uygarlık mu ve ön oğuz

sümer-hitit-ilhan-lolan-çepni-selçuklu-karamanoğluyuz

ana kamdan, özden-candan, ana dilden-ana vatandan

ayırıp canandan, atamazsınız bu canı, biz anadolu’yuz

gelin, şenlik var çocuklar, ak umuda, aydınlığa erişin

bir gün az, tüm yitik zamanlar-gelecek sizin, hayrola

bu gün çocuk bayramı, gözünüz-gününüz kutlu ola

ağız dolusu gülün ve kahkahayla eğlenin-okuyun

kitap kalkan, kalem kurşun; barışa, utkuya ulaşın

yüce dağı, bereketli bağı aşın, ileri-hep ileri koşun

anadolu ekini-yerli malı haftası, ata tohum yaşatın

sevginizi sebil eyleyin-sevinçle-gururla hep coşun

dursun özden

www.dursunozden.com.tr

Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com