seherde, tan çiçeği zamanı, güneşi beklerken, sen geldin
şiirin derin hafızası kapımı çaldı, gönül evine giren sendin
gece gelen düş hırsızı, iki ayaklı, zehirli akrep, şeytan, cin
kanlı düşlerin, kimliksiz adresi: kimsesizler gömütlüğü, kin
yitik oğullu acı ana-cumartesi ateşinde, zebaniyle yüzleşti:
“nuh’a selam olsun, şahmaran’ın selamı var; gidin, gidin!..”
istiklali kanayan o caddenin tam ortasında-galata kapısında
cop, basınçlı su, biber gazı-kara yazı ve siren sesi kirli-tümü
bir anne çığlığı yankılandı: ‘sizin hiç oğlunuz öldürüldü mü?’
cumartesi çığlığı-kar ile kora dokun, yitik şiirle dol ve aşık ol
‘millet şarkısı’ ile isyan eden fikret, nazım yol-özden kafa kol
yar göğsüne sülüm dayardı karacoğlan, sevgisi sebil yunus
‘ölüm tek başına-aşk iki kişiliktir; bir gün mutlaka’ dedi ataol
bu çığlık özgür ak martı sesi-istanbul nefesi
ah ki ah! her yer taksim, her gün cumartesi.
dursun özden
www.dursunozden.com.tr















