Bayramlık Şiir: Ayrı-Aynı Olmak

ayrı-aynı olmak

nadasa bırakılan çorak toprağın çığlığı

kuruyan ırmak ve göllerde yankılanıyor

o rüzgar kanatlı beyaz atların kişnemesi

o geceyi yırtan gök gürültüsüne karışıyor

ve tek nefeslik hava, yaşam kaynağımız su

ayrı inleyen toprak ana-diyet istiyor, yeniden

ilk gece cemre düştü, ay sallandı, düştük yola

uykuda korkulu bir rüya gördüm, verdik mola

terledim, sırılsıklam, düşü unuttum, hayır ola!

mevsim kıştı-ayak üşüdü-demir karyola

o ilk seherde, tan çiçeği açmadan daha

ve iyi bir dilekle, selam verdik sağa sola

yer çekimi; düşen baş belası, hamam tası

yerkürenin baş edilemeyen mutlak yasası

deftere sızan siyah kan, mürekkebin hası

adak ya da kurban kanı-can suyu damlası

ve kurbanlık sürü değiliz

gün, seferberlik günü

uğurlar ola, ey canlar

haydi, uğurlar ola!..

sınıfına ihanet eden, o kafeste keklik

ben bu zor yolda, şunu öğrendim-ilk

‘avcı aslan kuyruğu olmaktansa-asla

serçe başı olmayı yeğlerim’ pekala

biliyor musunuz? biz çok güçlüyüz

bizim hayal gücümüz, çok büyük

bunun için, korkuyorlar bizden

çünkü biriz-mazlumuz-haklıyız

bu deneyimi asla unutmayınız

ve biz ki; çok renkli insanlarız

o göz yaşlarımızın rengi tektir

ayrı-gayrı olsakta, biz aynıyız.

dursun özden

www.dursunozden.com.tr

Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com