Damda yazamadığım, yarım kalan şiir

uyur-gezer şiir

öküz mehmet kışlahanı, bir köşesi mahpus damı-beni tanı

göğsüme oturan o taş duvar, ranzam, zincirimdeki al kanı

“görüldü” damgalı mektuplar, yazılmamış o şiirin öte yanı

hücremde, her sabah beni uyandıran, o kara karınca fanı

görüşmecim kara karıncaya aşığım, yüreğimde gül gonca

altın kumsalda, o benimle çılgınca sevişirdi, gün boyunca

her gece rüyama giren ve beni ziyaret eden çılgın yabancı

ikinci bahardayım, oysa belli değildi; kim yolcu-kim hancı?

gökkuşağı altı-saf aşk üstü seherde, gölgesini öpen nişancı

kırmızı pazartesi, ilk ramazan pidesi, garda tren sesi

derin, yitik, uyur gezer düşe düşen, bildik, acı sancı

derin deniz, istiridye kabuğunu yurt edinen-ak inci

yaşanmamış öykünün ilk konuğu-genetik romancı

yat ile kalk borusu arası yitikti, o an öp beni

tan çiçeği taç yaprağını öpen-gün ışığı rengi

içeride ya da dışarıda, sensiz yalnızlık, zor iş

artık ziyaretçim-kimsem yok, yalnızım bu kış

kimsem çokken, kimsesiz yaşam; gidiş, geliş

uyur-gezer şiirin şinanayı ve yaşam, bir yarış

zincirini koparan gülsarı tayla, hedef bir karış

umudu yitirmeden, yaşamı yaşamak, iç barış

barış dağların yüreği; kışla damı, sevda direği

sevdam, özgürlük hoş şey, he heyde hey hey!

dursun özden

www.dursunozden.com.tr

Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com