Bir Yağlıboya Tablosu’nun Düşündürdükleri

Yağlı boya resim tablosuna yazılan şiirin açılımıdır: 

Son güzde hasat ayında, siyah giysili dişil mor kelebek vadisinde, kara kaş gözleri elmas olan, lacivert bakışlı kutsal ve doğurgan anaç bir melek, cennetten kovuldu… Kınalı koç katımı zamanı, on parmağında on marifetle, bereketli başaklardan beslenen gül memeleri sağmaktadır. Altın sarısı saçlarına ayağından asılı ikiz beleklerin çığlığı, tüm evrende yankılanmakta. Özlem özüne dönmekte, rahman ve rahim ıslaklığı ile alev alev yanan ve köpüren yaşama dokunmaktadır. Salkım saçak parmaklarında olgunlaşan ak-soy başakların ucu kavlayıp soyulmakta; sağılmayı ve emilmeyi özlemle beklemektedir… Oysa her çığlık, gök tanrı Umay Ana’nın nefesi ve nefsine üflediği alevlerin korunda, kıyamet ya da tufan sonrası, doğanın ve şifacı kutsal Şaman Ana’nın sihri ile Anka kuşlarının dansında yeniden doğmaktadır… Yitik zaman ışığın ve ateşli al atların özgür yelesinde mola veren gezgin ozan, göçmen kuşlar hiç durmasın diye, yaşama özlemle dokunmaktadır. Şafağın kızıl örtüsünü aralayan ve erken seherde, tan çiçeği taç yaprağı üzerindeki damlaya yazılan çılgın ve delice şiirin ıslıkla üflenen sevi melodisiİ; mor çatılı resmi olan yağlı boya tablosundaki renklerin özgür akışı ya da kaynağına akan asi ırmağın çağıltısıdır… Özlem’in Bereket tablosu; Fırtına tanrısı Teşup’a inat, 5 bin yıl önce İvriz kayalarına yontulan Tuvana Kralı ve bereket Tanrısı Tarhunda’nın elindeki bereketli başak, Niğde Alaattin Camisi kapı üstündeki ışık ve gölgenin oyunu olan Türkmen kızın beliklerinde yaşıyor… Yoleri gezgin derviş, Eflatun Pınarı’nda kanayan haşhaşlı buğday başak burcunu görmüş… www.dursunozden.com.tr 

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Required fields are marked *

*

shared on wplocker.com