Ulukışla’da zamana yolculuk (Şiir)

çalkama halil isyanı

halaybaşı kerim’in elinde oyalı-al mendil

‘alayım kaçayım dağlara seni’ çığlığı, idil

‘gün doğdu-hep uyandık’ he heyde hey!

bolkar dağı-alpagut bağı, kaya dibi çağı

çatal kaya burcunda, kam ateşi, ulubatlı

ve o beyin ağılında, tüten kutsal dumanı

öküz mehmet’in konağı, o kervancı hanı

kışlakı mapus damı, o gardiyan ali’yi tanı

voltadaki ‘dev-gençli’ ranzaya sızan kanı

ateş ahmet ile kara tren gelmez mi ola?

çalkama halil’in ‘dört bayraklı’ o isyanı

‘kahrol amerika!’ diye, düştük yola

12 mart çığlığı, ilk bahar isyancıdır

göç anı, turnalar zamanı son tango

o suda yürüyen, al kuşaklı flamingo

ve ince uzun boynu bükük, o kuşlar

denize düşen, yaşanmamış o düşler

karanlık telaşında, iz süren muhbirler

radyocu ferruh sinsi-ilk muhbir kimdi?

o köylüm-neden beni ele verdi şimdi?

siyahın gölgesine sızan, o koyu kırmızı

ayak morumu örtüyordu, içtikçe kımızı

o sadist işkencede, ölmek yok bu sefer

kuran’a el basan dipçikli, tasmalı nefer

cehri dağı yol-yazılan sol, kırılan tek kol

buz mavisi gözü çakmak çakmaktı-o an

o zalim sarı komiser, elinde sopa, tufan

her falakada, yere sızan acı, morca kan

ve dikenli kızıl güldü solan, her seher

oysa; ilk yardım değildi, hep kanayan

derin yaraya, tuz basan er, çivit, heper

ve her işkencede kalkandı-hilali ahmer

bizi zindanda-dar ağacında öldürebilirler

ama biz ki firariyiz, ser verir-sır vermeyiz

yenilmez görünen, katillere sesleniyoruz

derviş der ki; “onlar kağıttan kaplandır“

şu deli-kan bedenimiz, yenik düşse de

isterik, özgür ruhumuz hep kazançlıdır

yarına erteleme-şimdi erdemle-utkuyla

geliyoruz ve de gururla; hem de aşkla

ey oyunbazlar! şunu asla unutmayınız

biz, gazi kemal dergahından geliyoruz

çünkü, mazlumların her acısında varız

insanın mutlu umudu-bizi ilgilendiriyor

sevgimiz sebil ve aşk ocağında koruz.

dursun özden

Yoruma kapalı.

shared on wplocker.com