Sign Up Login 
.
Thu 11 Mar 2010
YAZILAR  
GELİBOLU (Haber araştırma-Kültür turu) PDF Yazdır e-Posta
yönetici tarafından yazıldı   
Cumartesi, 16 Mayıs 2009 22:53

Ulusal Onurumuz ve Cumhuriyet Anıtımız GELİBOLU tehlikede!

Şehitlik Abidesi denize mi kayıyor? Kütüphane mescid mi oldu? Şehitlerin üzerine yapılan otoparka ne demeli? Artık, Çanakkale geçiliyor mu?

İstanbul’dan Tekirdağ üzeri Gelibolu’ya giderken, Koruköy ormanlık alanını geçince tatil köyleri ve yazlık evlerin yoğun olduğu Saroz Körfezi selamlıyor bizi. Bir yanda Ege Denizi, diğer yanda Çanakkale Boğazı... Yeşil ile mavinin öpüştüğü bir ufuk çizgisinde, tarihin kucağında buluyoruz kendimizi... Gelibolu-Lapseki arabalı vapuru ile boğazı geçtikten sonra, bir Çanakkale ve Gelibolu sevdalısı olan gazeteci-işadamı Işık Narler, Sami Gök ve Troy Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Sermet Atadinç ile birlikte, Kordonboyu’nda bölgenin ünlü mutfak ürünlerinden; sardalye kebabı, peynir helvası, Gelibolu lokumu, süt tarhanası, simit lokumu, zeytin, tavuklu mantı, akıtma, lokma, tarak pilavı, tuzlu balık, lakerda, balık çorbası, salata ve Tekirdağ rakısı ve Mürefte şarabı eşliğinde, Gelibolu Yarımadası’nı konuşuyoruz...

Çevreci Gelibolu Belediye Başkanı Cihat Bingöl, Gelibolu’da 56 yıldır gazetecilik yapan Süleyman Tokgöz(81), esnafın, turizmcilerin, balıkçıların ve üreticilerin sorunları, çağdışı ve duyarsız ilgililer, ülke turizminin geleceği, geleneksel olarak kutlanan “Gelibolu Altın Sardalye Kültür ve Sanat Festivali”, büyük vatan şairi Namık Kemal, 1547’de idam edilen dünyaca ünlü Osmanlı denizci Piri Reis’in, 1522’de yaptığı Gelibolu Müzesi’nde bulunan “Deniz coğrafyası haritası”, orman yangınları, 1915 Çanakkale Savaşları, Milli Park ve tarih, kültür ve kıyı turizminin canlandığı Gelibolu Yarımadası gündemimizdeydi...
Boğazın karşı yakasında zeytin toplayan, zeytin gözlü Gelibolu güzellerinin söylediği; “Gelin kaynana taşlaması”, “Fındıklı” ve “Evrese yolları” türküsü, turistlerin durup dinledikleri hoş bir zaman dilimi... Sonsuz ve zamansız bir zaman...
Zaman ayırıp, gezilip görülecek yerler: Milli Park, Çimpe Kalesi, Süleyman Paşa Türbesi, Bayraktar Baba Türbesi, Namık Kemal’in Mezarı, Hallacı Mansur Türbesi, Piri Baba Anıtı, Yakup Paşa Hamamı, Telli Çeşme, Fransız Mezarlığı, Müze, Zeytinyağı Fabrikası, Köy Müzeler, Plajlar, Mesire yerleri ve öteki tarihi dokular...  
Gelibolu adının kaynağı: Roma İmparatoru olan Augustus, sürekli huzursuzluk çıkaran Galler'i Anadolu'dan sürer ve Gelibolu'ya yerleşen bu halka izafeten bu bölgenin adi Gal Ülkesi anlamına gelen Gallipolis olur. Osmanlı döneminde de bu isim Gelibolu olarak değiştirilmiştir.
Gelibolu ve Çanakkale deyince ilk aklımıza gelenler şunlar: Tarihi Truva Atı, Rumeli Fatihi Süleyman Paşa (1316-1359), Namık Kemal’in öldüğü yer (Bolayır-2.12.1888), Birinci Dünya Savaşı sırasında (1915), 258 bin Türk ve 253 bin düşman askerinin öldüğü Çanakkale Savaşı, Gelibolu orman yangınları ve turizm potansiyeli gibi konularda öne çıkan Çanakkale; şimdilerde ise, Gelibolu Yarımadası’nda bulunan şehitliklerin ve tarihi-kültürel dokuların içler acısı durumu ile gündeme oturdu. Ege Denizi’nden Çanakkale Boğazı’na girerken, düşman donanması tarafından ilk çıkarmanın yapıldığı, Gelibolu Yarımadası’nın girişindeki Seddülbayır Burnu’nda dev bir anıt yükselir: Şehitler Abidesi. Şehitlik Abidesi denize doğru kayıyor mu? Bu durum ve orman yangınları konusunda ne yapılıyor? Gelibolu Yarımadası’nı gezen turistlerin merak ettiği konulardan bazıları bunlar...
261 Rakımlı Tepe
Gelibolu Yarımadası’nın en yüksek yerindeyiz. Doğuda Çanakkale Boğazı, batıda Saroz körfezi, kuzeyde Bolayır ormanları ve güneyde su yerine kan akan Çataldere, 57. Alay’ın mevzilendiği sığınakta çoğu çocuk yaşta, bir günde 1520 şehit ve 4500 yaralı verdiğimiz Conk Bayırı ve Kanlı Sırt mevzileri... 1915’in kavurucu Ağustos sıcağında yarımadanın her iki tarafından düşman kurşun ve bombaları yağarken, Atatürk’ün sığınakta saatinin parçalandığı yerde, bizim de yüreğimiz parçalanıyor... “261 Rakımlı Tepe”deki sığınak,   Mustafa Kemal’in barut kokuları içinde, Sofya’daki sevgilisi Dimitrina’ya, aşk mektupları ve umut şiirlerini yazdığı yer... Düşmanla burun buruna savaşan Mehmetçiğe, Mustafa Kemal “Ben size taarruz etmenizi değil, ölmenizi emrediyorum... Ya İstiklal, Ya Ölüm!...” diyerek, başta İngilizler olmak üzere, tüm emperyalist ülkelerin beynine kazınan “Çanakkale geçilemez!..” destanını yazdırmıştı. Ve o gün, çoğu öğrenci vatanseverler alayı olan 57. Alay’ın neferleri ve öteki askeri birliklerin tamamı öldü. Cephede tek başına kalan Ezineli Mehmet Çavuş, yaralı bacağını silahının kayışıyla bağlayıp, mermisi bittiğinde de düşmanı taş atarak uzun süre oyaladığı ve Türk askerlerine moral verip, zaman kazandırdığı için, Atatürk tarafından o anda ödüllendirildi. Yaralıların taşındığı Akbaş Sahra Hastanesi ve sevk limanından İstanbul Selimiye Hastanesi’ne hareket eden “Halep” adlı Kızılay bayraklı Türk gemisini bombalayan İngilizler, gemide bulunan mürettebat dahil, 200 yaralıyı şehit ettiler(1915). 261 Rakımlı Tepe’deki göğüs göğüse yapılan savaşta; 9200 Türk ve 12000 düşman öldü. Çanakkale Savaşlarında toplam ölenlerin sayısı ise: 258 bin Türk, 253 bin düşman. On binlerce yaralı ve maddi kayıp...
Gelibolu Yarımadası boyunca, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan Çanakkale Şehitliği’ndeki turistik, kültürel, tarihi ve ulusal onurumuza ve Mustafa Kemal aydınlığında Cumhuriyet Devrimlerine sahip çıkmakla eş anlamlıdır...
Rehber arkadaşım Sami Gök’le birlikte, 261 Rakımlı Tepe’deki sığınakta sabahladık; Nazım Hikmet’in “Kuvayı Milliye Destanı”nı ve Ruhi Su’yun gür sesi ile “Çanakkale İçinde Vurdular Beni...” şarkısını söylemenin duygusal anını ve dayanılmaz coşkusunu yaşadık. Bir de, Turgut Özakman’ın “Şu Çılgın Türkler” kitabını yeniden özümseyerek okumanın, ulusal değerlerimize sahip çıkmanın sorumluluğu ile yurtseverlik savaşımına devam kararı aldık... Çanakkale Şehitlerinin ve Mustafa Kemal’in kemikleri sızlamasın diye... “Çanakkale geçilebilir” hale getirilmek isteniyor. Gelibolu yangını sarmadan her yanı, ulusal onurumuza ve vatanımıza sahip çıkalım...
Yurdumun aydınlık insanları, tehlikenin farkında mısınız?
Gelibolu’ya ve Cumhuriyetinize sahip çıkın!...
www.dursunozden.com.tr

LAST_UPDATED2
 

Kitaplarım



Güzel sözler



“Imgesel güç ve söylem biçimi ile Anadolu’nun yeni şiir dilini yaratan Dursun Özden köse yazılarında; yıllardır dil kirliliği ile savaşan ve Dil Bayrağımız Türkçenin korunup zenginleşmesi için özveriyle çalışan, örnek bir fikir emekçisidir. Kadıköy’de en yakışıklı fotoğrafımı o çekti. Kör gözüme sağlık...”
Fazıl Hüsnü Dağlarca


“Türk Fideller, Bandırma-Granma, 1919-1959, Raki-Rom, Semah-Salsa ve 12 öncü komutanla başlayan ‘Kurtulus ve Aydınlanma Devrimi’ ortak paydasında; bizim ve mazlum halkların esin kaynağı olan, büyük insan Atatürk’ün ülkesinden-Türkiye’den gelen yazar Dursun Özden’e, İstanbul özlemiyle ödül vermek ne güzel...”
Fidel Castro Ruz



“Bati merkezli yalanları çürütenlerden Dursun Özden; UNESCO’nun da onayladığı, Çin’deki Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi’nde, tarihi Turfan Karizi (yer altı su kanalları) üzerine yaptığı belgesel çalışmasıyla; Asya tarihinin yeniden yazılmasına ışık tuttu. Avrasya Kültürü ile dünü yarına bağladı. Kutlarız...”
Prof. Dr. Geng Shimin



“Dursun Özden, Azernews’deki yazıları ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’ndeki ‘Anadolu Yörükleri ve Kaybolan Etnik Kültürler’ üzerine yaptığı alan çalışmasıyla, Türk Dünyası’na ne kadar büyük hizmet etmektedir...”
Prof. Dr. Hüseyn Ismayilov



“Kuzey ve Batili petrol şirketlerinin; Sudan basta olmak üzere, tüm Kara Afrika kıtasında oynadıkları kirli oyunlarını ve Afrika’daki Türkleri belgeleyen Dursun Özden’i, Türk-Arap dostluğuna ve halkların birlikte yasama kültürüne katkısından dolayı kutluyoruz...”
Mohamed Elhassan Ahmed Elhaj



“Dört kez ölümden kurtardığım yakışıklı hastam ve çapkın sevgilim Nazım’ın izinde yürüyen, güler yüzlü romantik Türk Sairi Dursun Özden; Sibirya’da yaptığı 10 bin kilometrelik tren yolculuğunun ardından, Votkinsky’deki evimde konuğum oldu. Onda, Saman Türk Kültürü ve Nazım Hikmet kokusu var. Özden’e evimi, arşivimi ve gizemli yüreğimi açtım...”
Dr. Galina Gregorevna Kolesnikova



“1921 yılında Ankara’da doğduğumda, isim babam Kemal Atatürk’ün can yoldaşı olan babam İbrahim Ebilov’dan hareketle; Türk Kurtuluş Savası’nın bilinmeyen yanlarını belgeleyen sevgili Dursun Özden’i kutluyorum. Dünyanın 66 haline tanıklık eden ‘Çagdas Evliya Çelebi’ ve Gezgin Sair Özden’in şiirsel yazıları mutlaka okunmalı...”
Anadolu Adilova




Şiir ve Yazılarım

Online

Şuanda 1 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün10
mod_vvisit_counterDün102
mod_vvisit_counterToplam32615

Son Eklenenler