| IRCICA'DAN AKDENİZ MEDENİYETİ ETKİNLİĞİ (Kültür haber) |
|
|
|
|
İslami Tarih, Sanat ve Kültür Araştırma Merkezi (IRCICA Türk-Arap Bilim, Kültür ve Sanat Derneği (TASCA) yöneticilerinden Dursun Özden'in de "AKDENİZ SU MEDEBNİYETİ" başlıklı bildiri sunduğu etkinlikleri düzenleyen; İsla Merkezin bu çalışmaları İslam kültür ve medeniyetini daha iyi tanıtmaya, İKT üye ülkeleri arasında ve bu ülkelerle diğer milletler ve medeniyetler arasında yakınlaşmayı arttırmaya ve bu araştırma ve eğitim alanlarının dünya üniversitelerinde daha fazla ilgi görmesini sağlamaya katkıda bulunmaktadır. IRCICA'nın yayınları, düzenlediği kongreler, genel katılıma açık konferanslar, sanat, elsanatlan, tarihî belge ve fotoğraf sergileri, sanat ve mimari yarışmaları birçok durumda İslam Konferansı Teşkilatı üye ülkelerinin devlet ve hükümet başkanlarının himayesi altında ve ilgili devlet kurumları, üniversiteleri ve kültür kuruluşlarıyla işbirliği içinde gerçekleştirilmektedir. Bu çalışmaların sonuçları tüm dünyadaki ilgili bilim ve sanat çevrelerine, üniversite, kütüphane, müze gibi kültür kurumlarına, ve ayrıca, üye ülkelerin bu konularla ilgili devlet kurum ve kuruluşlanna iletilmektedir. Böylece Merkez, geniş bir iletişim ve işbirliği ağı içinde İslam kültür ve medeniyeti alanındaki çalışmalara katkıda bulunmakta ve düzenlediği kongre, sergi, yarışma gibi faaliyetlere bu çevrelerden geniş bir katılımı sağlamaktadır. ------------------------------------------------------------------ İslam Konferansı Teşkilatı ve IRCICA’nın KKTC Yakın Doğu Üniversitesi’nde; 1-4 Aralık 2010’da düzenlediği etkinlikte sunduğum bildirinin özetidir: AKDENİZ SU MEDENİYETİ Merhaba kardeşlerim, dostlarım. Merhaba demek: Benden sana ve benden size zarar gelmez demektir. Yaşam kaynağımız kutsal su gibi aziz olmalıyız... 13 milyar yıl önce Güneş, 4,5 milyar yıl önce Dünya, 3 milyar yıl önce Su ve 8 milyon yıl önce İnsan yoktu. Var olduğumuz günden bu yana, her sabah güneşi öpüyor ve ona dua ediyoruz. Uzaydan dünyamız ne kadar da güzel görünüyor. Ancak iklim bilimi açısından dünyamız zor günler yaşamakta. Bir de insanoğlunun doğayı tahrip etmesi, su kaynaklarını bilinçsizce ve müsrifçe kullanılmasının yanı sıra; hidroelektrik santrallerinin çevreyi ve tarihi dokuları tahribatı ile birlikte, dünyayı paylaşmak isteyen karanlık güçler tarafından su savaşı senaryoları da yazılmaktadır. Dicle, Fırat ve Nil gibi kutsal nehirlerin bulunduğu Ortadoğu ve Akdeniz coğrafyasında, suyun stratejik önemi giderek artmaktadır. Suyun mavi gözünde kem göz izi var. Suyun gözü kanıyor, yanıyor. Suyun kutsal ruhu insanoğlunu uyarmaktadır. Oysa şimdi su gibi aziz olma zamanıdır. Hidro-jeoloji açısından, yeraltı su kanalları sistemi olan uygarlık köprüsü karızların yaşamımızdaki önemi ve su kullanım kültürü açısından geleceğimizdeki stratejik yerini; Akdeniz Su Medeniyeti özelinde, benim özel ilgi alanım olan belgesel filmlere esin kaynağı teşkil etmektedir. Çözüm; binlerce yıl önce atalarımız kuraklıklar başlayınca göç etmişler. Su başında konaklamışlar ve su başını yurt tutmuşlar. Atalarımız suyun olmadığı yerlere, yerin onlarca metre altında ve onlarca kilometre uzunluğunda, bir mühendislik harikası olan yeraltı su kanalları yaparak; tarım ve yaşam alanlarına su getirmişlerdir. Su sayesinde yerleşik kent kültürü ve ileri ziraat tekniği geliştirmişlerdir. Su medeniyeti sayesinde, farklılıkların birlikte, barış ve huzur içinde yaşamasının temelleri atılmıştır. Su medeniyetinin özünü tanımlayan tek sözcük, hiç kuşkusuz karızdır. Karız: İş ve suyolu ya da kar izi demektir. Karız sözcüğü farklı ülkelerde, değişik isimlerle anılmaktadır. Örneğin: Türkiye’de Kerhiz, Kehriz, Keriz, Geriz, Lağam, Galeri ve Tünel. Çin Halk Cumhuriyeti Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi’nde Karız. İran’da Ganat. Azerbaycan’da Kehriz. Umman’da Aflaj. Suudi Araistan’da Uyun. Yemen’de Şariz. Libya’da Yeni Neher. Tunus ve Fas’ta Şat’atit. Cezayir’de Fogariur. Lübnan, Suriye, Ürdün, Irak, Mısır, Pakistan ve Afganistan’da Karez. İspanya’da Khatara. Peru ve Meksika’da Qanat. Kuzey Amerika’da Hoe. Yunanistan, İtalya ve Balkan ülkelerinde ise Galeri denir. Akdeniz coğrafyasında karızlar özelinde, “Su Medeniyeti”nin tarihi izleri; ilk olarak Anadolu’da Hitit Dönemine (M.Ö: 3000) rastlamaktadır. Ardından Urartu, Roma, Abbasi, Endülist Emevi, İslam, Bizans, Osmanlı döneminde görülmektedir. Özellikle; Mekke’den Kabe’ye (Kutsal topraklara) Naa’man Vadisi’nden Uyun yer altı su kanalları sistemi ile su getiren M.S: 750’de yapılan ve Osmanlı döneminde de onarılan ve bu günde işlerliği olan karızlar, Suudi Arabistan Su Medeniyeti ile Akdeniz Su medeniyetinin ortak paydası, hiç kuşkusuz Kuzey Kıbrıs ve özellikle Magosa Zindani su terazisidir. Mayarco’dan (Cervantez-1572) Kıbrıs’a (Namık Kemal-1876) uzanan su medeniyetinin ortak paydası: Sevgi, edebiyat ve barışın ilk kıvılcımıdır. Su gibi aziz olmanın ve sevgide odaklanmanın tam zamanıdır. Barış: Hemen şimdi… Kardeşçe ve dostlukla… Merhaba!..
DURSUN ÖZDEN Araştırmacı Yazar, Belgesel Film Yönetmeni, Türk-Arap Bilim, Kültür ve Sanat Derneği (TASCA) yöneticisi.
|

İletişim: ozdendursun@gmail.com