Sign Up Login 
.
Thu 11 Mar 2010
YAZILAR  
Buzulların canlı fosili (Mevsim Yorum) PDF Yazdır e-Posta
yönetici tarafından yazıldı   
Pazartesi, 01 Şubat 2010 19:07

          Orta Asya'da buzulların ve taşların dili
Tanrı Dağları’nda  "Buzulların canlı fosili":
Tanrı (Tianshan) Dağları'nın Xinjiang-Uygur Bölgesi'nin merkezi Urumçi'nin yaklaşık 120 güneybatısında yer alan Tengir Dağı'nda toplam 76 buzul bulunuyor. Rakımları 3 bin 740 ile 4 bin 480 metreler arasında değişen bu buzulların en büyüğü, dağın kuzey yamacında bulunan Tianshan 1 Nolu Buzulu'dur. Bu buzul, aynı zamanda dünyada büyük şehirlere en yakın buzul olma özelliğini taşıyor. Çin Bilimler Akademisi Lanzhoou Buzul ve Donuk Topraklar Enstitüsü tarafından 1959 yılında kurulan Tianshan Buzul Araştırma İstasyonu, Çin'de bugüne kadar yabancı bilim adamlarına açılan tek dağ buzulu araştırma istasyonudur. Aydın Göl - Ay Gölü: Lüt Gölü’nden sonra dünyanın en alçak ikinci yeri. Xinjiang-Uygur Bölgesi'nin doğusunda yer alan Turfan Havzası, Çin'de rakımı en düşük havza durumundadır. Havzanın göbeğinde yer alan Aydin Gölü ise, Çin'in kara kısmının en alçak yeri (-154 m), dünyanın ise en alçak ikinci noktası olma özelliğini taşıyor. Bozkırdaki insan figürlü taş parçalarının sırrı: Xinjiang-Uygur Bölgesi’nin kuzeyindeki Altay Dağları'nın eteğinde bulunan geniş bozkırlarda birbirlerini izleyen çok sayıda iri taş parçası bulundu. Yöre insanları tarafından "Cennet taşı" olarak adlandırılan bu taş parçalarının birçoğunun üzerinde insan yüzü figürleri bulunuyor. Görseller: Foto Galeride

 

********************************************************************** 

Dağ buzulları, yüksek dağlara özgü bir doğal görünümdür. Yüksek dağlara yağan ve erimeyen karların oluşturduğu tabakanın uzun bir tarih dönem içerisinde kalınlaştıktan sonra kendi ağırlığıyla kar taneleri arasında havayı gidermesi veya defalarca tekrarlanan erime-donma sürecinden geçmesi sonucunda oluşan buzullar, genellikle dağlar arasındaki vadilerde bulunur.

    Tianshan 1 Nolu Buzulu'nun uzunluğu 2.4 kilometre, ortalama genişliği 500 metre, yüzölçümü 1.85 kilometrekare, en alçak noktasının rakımı ise 3 bin 740 metre olarak belirlendi.

    Tianshan 1 Nolu Buzulu, tek başına bir masal dünyasını andırır. Kristal gibi parlak olan buzulun altında bilim adamları tarafından açılan yaklaşık 80 metre uzunluğundaki mağara, Pamuk Prenses'in sarayına benzer. Buzulların çevresindeki kayalıklarda açan kar nilüfer çiçekleri arasında değişik değişik küçük yabani hayvanlar oynar. Vadilerde ise, buzulun hareketlerinin kalıntıları görmek mümkündür.

    İnsan izleri son derece az olan Tianshan 1 Nolu Buzulu, bilim çevresinde "Buzulların canlı fosili" olarak niteleniyor ve buzul araştırmaları için ideal bir mekan olarak kabul ediliyor.

İnsan figürlü taş

     Bozkırdaki insan figürlü taş parçalarının sırrı

     Xinjiang'ın kuzeyindeki Altay Dağları'nın eteğinde bulunan geniş bozkırlarda birbirlerini izleyen çok sayıda iri taş parçası bulundu. Yöre insanları tarafından "Cennet taşı" olarak adlandırılan bu taş parçalarının birçoğunun üzerinde insan yüzü figürleri bulunuyor. Aslında bu taşlar, yalnızca Altay Dağları bölgesinde değil, Xinjiang'ın Tianshan Dağları ve Çin'in İç Moğolistan ile Moğolistan, Güney Sibirya Bozkırları'ndan başlayıp, Orta Asya'nın göbeğinden Hazar Denizi ve Karadeniz'e uzanan geniş coğrafyanın çeşitli noktalarında da bulundu. Sır dolu bu figürler hakkında bilim adamlarınca çeşitli varsayımlar ortaya atıldı.

    Bunların başında, bu taşların Büyük Bozkır Geçidi'nin bir ürünü olduğu görüşü geliyor. Bilim adamları, bu taşların bulunduğu bölgelerin haritada oluşturduğu çizginin Asya-Avrupa kıtasını boydan boya geçtiğini tespit etti. Yerkürenin kuzeyini dolaşan bu çizgi, bilim adamları tarafından Büyük Bozkır Geçidi olarak adlandırıldı. Göçebe milliyetlerin tarih boyunca bu güzergahı izleyerek ticaret ve savaş yaptıkları sanılıyor. Bu suskun taş insanların ise, farklı dönemlerde yaşayan göçebe milliyetlerin eserleri olduğu tahmin ediliyor.

    İkinci varsayım, bu taşların eski Türk boylarının mezar taşları olduğu şeklinde. İnsan figürlü taşların bulunduğu bölgelerde günümüzde yaşayan insanların taş heykel dikme geleneği bulunmamasından dolayı bilim adamları, yanıtı tarih kayıtlarında aramak için yoğun çaba harcadı. Bundan 3 bin yıl öncesinden 6. yüzyıla kadar olan dönemden kalma tarih kayıtlarında, eski Türk boylarının ölen kahramanlarının mezarlarına taş diktikleri anlatılıyor. Nitekim Altay'daki müzede muhafaza edilen taşların üzerindeki insan figürlerinin eski Türklerin fiziki özelliklerini taşıdığı açıkla görülüyor. Ancak farklı yörelerde bulunan taşlar üzerindeki insan figürleri arasında büyük farklılıklar bulunması, bu varsayım hakkında şüpheler uyandırdı.

    Başka bir varsayıma göre ise, bu taşlar uzay insanlarının bir mirası. Bazı bilim adamları, taşlar üzerindeki insan figürlerinde uzay giyisisi ile modern makineleri andıran süs ve çizgiler bulunduğuna dikkat çekerek, bunların yerküredeki insanların değil, uzaylıların bıraktığı anıtlar olduğunu savunuyor.

    Bozkırlardaki insan figürlü taşlar hakkındaki varsayımlar, aslında bunlarla sınırlı değil. Bilim adamlarının araştırmaları sürerken, uçsuz bucaksız bozkırlarda yer yer görülen bu taşlar, insanların hayal gücüne sonsuz imkanlar sunuyor.

 

Aydin Göl- Ay Gölü

 

   Dünyanın en alçak ikinci yeri

     Xinjiang'ın doğusunda yer alan Turfan Havzası, Çin'de rakımı en düşük havza durumundadır. Havzanın göbeğinde yer alan Aydin Gölü ise, Çin'in kara kısmının en alçak yeri, dünyanın ise en alçak ikinci noktası olma özelliğini taşıyor.

    Kuzeyinde Boğda Dağı, batısında Karauçan Dağı, güneyinde Curotag Dağı, güneydoğusunda ise Kumtag Dağı bulunan Turfan Havzası'nın genişliği 50 bin 147 kilometrekaredir. Bunun 4 bin 50 kilometrekarelik kısmı deniz seviyesinin altında bulunuyor.

    Uygurca'da "Ay" anlamına gelen Aydin Gölü, tarihte aydınlar tarafından Curo Havuzu olarak adlandırılmıştı. Ancak yörede yaşayan Uygurlar, göle "Mehtap Gölü" anlamına gelen "Aydin Kölü" ismini verdi. Çünkü göl yatağının önemli bir bölümü kurudur ve üzeri gümüş gibi parlayan tuz tabakasıyla kaplıdır.

    Turfan Havzası'nın tabanı olan Aydin Gölü'nun doğu ile batı yakaları arasındaki mesafe yaklaşık 40 kilometredir, güneyi ile kuzeyi arasındaki mesafe ise yaklaşık 8 kilometredir. Toplam 152 kilometrekare genişliğindeki Aydin Gölü'nün yüzeyi, deniz seviyesinin (-154.43 metre) altındadır.

    Bir kıta içi tuzlu su gölü olan Aydin Gölü, Himalaya Dağları'nın oluşum sürecinin bir ürünü olarak bundan 249 milyon yıl önce ortaya çıktı. Suyunda yaklaşık 300 milyon ton tuz bulunan Aydin Gölü, benzeri az görülen bir doğal kimyasal hammadde deposu gibidir. Buradaki tuz miktarı, Çinlilerin bir yıllık ihtiyacını karşılayabilecek bolluktadır. Bunun yanı sıra göl yataklarında zengin kömür ve petrol da bulundu.

    Çevresindeki yüksek dağlarda bulunan yüzlerce buzuldan eriyen suların oluşturduğu Aydin Gölü, tarihte yaklaşık 50 bin kilometrekare genişliğindeki bir kıta içi deniziydi. Bugün ise gölün yalnızca güneybatı kesiminde su bulunuyor. Artık balık ve kuşların görülmediği göl etrafından ara sıra yabani tavşan ve farelere rastlanıyor.

    Özgün coğrafi koşuluna sahip ıssız Aydin Gölü, yerli ve yabancı fotoğrafçıların, kaşiflerin ve maceracı turistlerin gözdesidir.

Kaynak: UYGUR KARIZLARINA YOLCULUK – Dursun Özden / Kaynak Yayınları (2005)

LAST_UPDATED2
 

Kitaplarım



Güzel sözler



“Imgesel güç ve söylem biçimi ile Anadolu’nun yeni şiir dilini yaratan Dursun Özden köse yazılarında; yıllardır dil kirliliği ile savaşan ve Dil Bayrağımız Türkçenin korunup zenginleşmesi için özveriyle çalışan, örnek bir fikir emekçisidir. Kadıköy’de en yakışıklı fotoğrafımı o çekti. Kör gözüme sağlık...”
Fazıl Hüsnü Dağlarca


“Türk Fideller, Bandırma-Granma, 1919-1959, Raki-Rom, Semah-Salsa ve 12 öncü komutanla başlayan ‘Kurtulus ve Aydınlanma Devrimi’ ortak paydasında; bizim ve mazlum halkların esin kaynağı olan, büyük insan Atatürk’ün ülkesinden-Türkiye’den gelen yazar Dursun Özden’e, İstanbul özlemiyle ödül vermek ne güzel...”
Fidel Castro Ruz



“Bati merkezli yalanları çürütenlerden Dursun Özden; UNESCO’nun da onayladığı, Çin’deki Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi’nde, tarihi Turfan Karizi (yer altı su kanalları) üzerine yaptığı belgesel çalışmasıyla; Asya tarihinin yeniden yazılmasına ışık tuttu. Avrasya Kültürü ile dünü yarına bağladı. Kutlarız...”
Prof. Dr. Geng Shimin



“Dursun Özden, Azernews’deki yazıları ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’ndeki ‘Anadolu Yörükleri ve Kaybolan Etnik Kültürler’ üzerine yaptığı alan çalışmasıyla, Türk Dünyası’na ne kadar büyük hizmet etmektedir...”
Prof. Dr. Hüseyn Ismayilov



“Kuzey ve Batili petrol şirketlerinin; Sudan basta olmak üzere, tüm Kara Afrika kıtasında oynadıkları kirli oyunlarını ve Afrika’daki Türkleri belgeleyen Dursun Özden’i, Türk-Arap dostluğuna ve halkların birlikte yasama kültürüne katkısından dolayı kutluyoruz...”
Mohamed Elhassan Ahmed Elhaj



“Dört kez ölümden kurtardığım yakışıklı hastam ve çapkın sevgilim Nazım’ın izinde yürüyen, güler yüzlü romantik Türk Sairi Dursun Özden; Sibirya’da yaptığı 10 bin kilometrelik tren yolculuğunun ardından, Votkinsky’deki evimde konuğum oldu. Onda, Saman Türk Kültürü ve Nazım Hikmet kokusu var. Özden’e evimi, arşivimi ve gizemli yüreğimi açtım...”
Dr. Galina Gregorevna Kolesnikova



“1921 yılında Ankara’da doğduğumda, isim babam Kemal Atatürk’ün can yoldaşı olan babam İbrahim Ebilov’dan hareketle; Türk Kurtuluş Savası’nın bilinmeyen yanlarını belgeleyen sevgili Dursun Özden’i kutluyorum. Dünyanın 66 haline tanıklık eden ‘Çagdas Evliya Çelebi’ ve Gezgin Sair Özden’in şiirsel yazıları mutlaka okunmalı...”
Anadolu Adilova




Şiir ve Yazılarım

Online

Şuanda 3 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün15
mod_vvisit_counterDün73
mod_vvisit_counterToplam32693