Sign Up Login 
.
Thu 11 Mar 2010
YAZILAR  
Bayramda ve seyranda öpüşmeyin (Sağlık haberi) PDF Yazdır e-Posta
yönetici tarafından yazıldı   
Cumartesi, 14 Kasım 2009 19:07

Cami, kilise ve basında domuz gribi alarmı

Cumhuriyet Gazetesi'nin emektarlarından Gezi Dergisi editörü ve spor yazarı Abdülkadir Yücelman'ın(77) ölümü hepimizi derinden  üzdü... İlhan Selçuk, İstanbul Amerikan Hastanesi'nde bitkisel hayatta... Cumhuriyet Gazetesi'nde "Vaziyet" köşesini hazırlayan Deniz SOM, domuz gribine mi yakalandı? Döğüşmek de, öpüşmek de tehlikeli... Son günlerde basında yer alan haberlere göre; A(H1N1) virüsünden son bir ay içinde Türkiye'de 450 kişinin öldüğünü ve 2950 kişinin de hastanede kontrol altında olduğunu ve eğer önlem alınmaz ise, 2010 yılı sonunda ölü sayısının 5 bini  aşacağını vurgulayan T.C. Sağlık Bakanlığı yetkilileri; cami, kilise, havra, konser, sinema, tiyatro, eğitim kurumları, dersaneler , işyerleri ve toplu taşım araçları başta olmak üzere, insanların yığınsal olarak birlikte oldukları tüm yaşam alanlarında, domuz gribinin bulaşma tellikesinin daha fazla olduğunu açıkladı. Tüm bu tehlike uyarılarına karşın; İstanbul Atatürk ve Sabiha Gökçen Havalimanı giriş ve çıkışlarında gerekli önlemlerin alınmadığına

 

 

tanık olabilirsiniz. Öte yandan, 11 Kasım 2009'da Urumçi dönüşümde, iki ayrı ülkede üçer kez gözle ve cıhazlı kontroldan  geçmesine karşın, bir gazetecinin çantasındaki bir kilo kuru üzümü uyuşturucu hap zannedip, çantamı didik didik arayan İstanbul Atatürk Havalimanı gümrük görevlilerinin telaşı, görülmeye değer trajı komik bir manzaraydı... Bu yıl üçüncü kez gittiğim Çin'de, daha uçaktan inmeden ve otel'e girerken, sağlık görevlilerin denetiminde özel tıbbi araçlar ve  donanımlı doktorlar tarafından yapılan vucut ısı kontrollarının yanı sıra, sokaklarda ve toplu yaşam alanlarındaki kurumların ve bireylerin tedbirleri dikkati çekiyor. Özellikle TV ekranlarında yurttaşlar bu hastalığa karşı sürekli uyarılıyor. 5 ay önce WHO-Dünya Sağlık Örgütü'nc

e onaylı, ilk tescilli-testli ve tek dozlu domuz gribi aşısını bulan Çinli bilim adamları, ilk baştan üretilen 30 milyon dozluk aşıyı dünyaya satışa çıkardılar. Türkiye ise, batı merkezli aşı üretim şirketlerinin eline bakmaya devam ediyor. Buralardan getirilen aşıların da test edilmesi ve yan tesirleri tartışılıyor. Türk insanı kobay olarak mı kullanılıyor? "Kürt Açılımı" tartışmaları gölgesinde kalan Türk insanının sağlığı,  ne zaman önemsenecek? Bu da bir terör değil mi? Teröre karşı ne yapmalı? Aç, aç, açıl, açılma!.. Zemheride çok açılmak üşütür... Üşütükler... Sağlık ve gıda maddelerine zam yağıyor... Bayramda öpüşmeyin... Nar ve Portakal zamanı şimdi... Bölünmez bir bütün olan Vatan da, sağlıklı ve insanca yaşam için dans zamanı... Yarın geç olabilir... Hemen şimdi... Sağlıklı günlerde pembe hayallere dalıp, yeniden öpüşmek özlemiyle....

5 Eylül 2009'da H1N1 Haberi:

İlk lisanslı domuz gribi aşısı Çin'den

Türkiye 20 milyon aşı sparişi verdi. Çin ilaç şirketi "Sinovac" tarafından yapılan domuz gribi aşısı, Çin makamlarınca onaylanarak dünyada ilk üretim lisansını alan domuz gribi aşısı oldu. Şinhua ajansının haberinde, Devlet Gıda ve İlaç Yönetimi tarafından onaylanan ve "Panflu.1" olarak adlandırılan aşının tüm testleri 31 Ağustosta geçtiği bildirildi. Ölçüm raporlarına göre, "Panflu.1", 3-60 yaşları arasında, 15 mikro gramlık dozlarda güvenli bir şekilde, tek doz olarak uygulanabiliyor. Sinovac başkanı Yin Veydong 1 Ekime kadar 5 milyon aşı üretebileceklerini belirterek, yıllık üretim kapasitelerinin 20-30 milyon olduğunu kaydetti. Hualan Biyo-Mühendislik şirketi de bu hafta içerisinde üretim onayını alacağını duyurdu. Çin, tek dozu yeterli olan domuz gribi aşısı geliştirdi. Artık maskesiz ve özgürcü öpüşebilirsiniz. Dünya ve Türkiye'de domuz gribi hasta listesi...

Çin, tek dozu yeterli olan domuz gribi aşısı geliştirdiğini bildirdi.
Çin Hükümeti, klinik çalışmaları geçen ay tamamlanan iki aşının bu hafta onaylanacağını açıkladı.
Çinli ilaç şirketleri Sinovac ve Hualan, aşının tek dozunun yeterli olacağını, 3 ile 60 yaş arasındaki kişilerde rahatlıkla kullanılabileceğini bildirdiler.
Uzmanların çoğu, domuz gribi için iki doz aşının gerekli olduğu görüşünde bulunuyor.
Çin ilaç sanayi, son yıllarda, daha ucuz ve alternatif ilaçlar üzerinde faaliyet gösteriyor.

Domuz gribi olan hasta sağlığına kavuştu

ISPARTA Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde (SDÜ) domuz gribi tedavisi gören erkek hasta taburcu edildi. Sağlık Bakanlığı'nın takibindeki domuz gribi hastalarından biri de Isparta'da çıktı. Yaklaşık 1 ay önce yurtdışı gezisi dönüşünde domuz gribi semptomları tespit edilen erkek hasta, SDÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyeleri tarafından tedaviye alındı. Hastanedeki tedavisinin ardından hastaya evinde tedavi sistemi uygulandığını belirten Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Füsun Zeynep Akçam, kalabalığa karışmaması tavsiye edilen hastanın tedavisinin evde devam edeceğini kaydetti. Doç. Dr. Akçam, hastaya grip tedavisinin yanı sıra antiviral ilaç tedavisi uyguladıklarını söyledi. Hastanın sağlık durumunun iyi olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Akçam, "Hastanın durumu gayet iyi, tehlikeyi atlattı. Korkulacak bir durum söz konusu değil" dedi.

2009 yılında Isparta’da domuz gribiyle ilgili başka bir vakayla karşılaşmadıklarını belirten Doç. Dr. Akçam, "Bir vakamız oldu. Bu vakamızdan da kaynaklanan herhangi bir hasta olmadı" dedi.

Domuz gribiyle ilgili sürecin bu dönemden itibaren başlayacağına dikkat çeken Doç. Dr. Akçam, özellikle hijyene dikkat edilmesi gerektiğini vurguladı.

Domuz gribi aşısının ilk partisi Ekim'de geliyor

Domuz gribi pandemisine ilişkin hazırlıklar ve yürütülen çalışmaların Pandemi İzleme Bilim Kurulu ile birlikte şekillendirildiğini anlatan Buzgan, bu kurulun aldığı karara göre ülkede domuz gribi aşısı yapılması gereken 13 milyon kişi bulunduğunu bildirdi. Ülkelerin üretimi sınırlı olan aşıya ulaşabilmek için bir yarış içinde olduğuna dikkati çeken Buzgan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ'ın firmalarla bizzat görüşerek aşının temini konusunda gereken garantiyi aldığını belirtti.

2 doz halinde uygulanacak aşının ilk partisinin Ekim başında Türkiye'ye ulaşmasının beklendiğini açıklayan Buzgan, uygulamanın en yüksek risk grubundan başlanarak yapılacağını söyledi.

Bilim kurulunun, öncelikli risk grubu olarak gebeleri, 6-35 ay arasındaki çocukları, diyabet, KOAH, kalp hastalığı ve bağışıklık sistemi yetmezliğine sahip kronik hastalığı olanları, sağlık personelini, elektrik, doğalgaz ve ulaşım hizmeti gören kritik görevlerdeki kamu personelini, asayiş kuvvetlerini ve Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarını belirlediğini kaydeden Buzgan, aşının yetişmesi halinde hacı adaylarının da bu gruba dahil edileceğini söyledi.

İlk etapta risk grubundaki asgari 10 milyon kişinin aşılanması kararı alındığını, ancak bu sayının artırabileceğini bildiren Buzgan, "Sipariş verilen 20 milyon dozun 3'te 1'i yıl sonuna kadar, geri kalanı da 2010 başında teslim alınacak. Belki ilk dozu hemen, 2. dozu daha sonra yapabiliriz. Türkiye aşı sıkıntısı yaşamayacak" diye konuştu. Üretimi sınırlı olduğu için H1N1 aşısının ilk etapta eczanelerde satılmasının beklenmediğini kaydeden Buzgan, "Belki 2010 yılının 2. yarısında piyasada satılabilir" dedi. Buzgan, mevsimsel grip aşısı ile H1N1 aşısının birlikte yapılmasında bir sakınca olmadığını da bildirdi.

Türkiye'deki domuz gribi hastaları

Türkiye'de bugüne kadar görülen H1N1 hastalarının uyrukları, uzmanların, "ulaşım imkanlarının artması nedeniyle domuz gribinin önceki salgınlardan daha fazla kişiyi etkileyebileceği" uyarısını haklı çıkarıyor.

Türkiye'de domuz gribi tanısı konulan 114 yabancı uyruklu arasında Porto Riko, Nepal ve İzlanda gibi ülkelerin vatandaşları bile bulunuyor. AA muhabirinin aldığı bilgiye göre, Türkiye'de bugüne kadar 132'si yerli, 279'u yurt dışı kaynaklı olmak üzere toplam 411 vaka görüldü.

Bu vakaların 25'i halen takip altında. Vakaların tespit edildiği 20 il ve hasta sayıları şöyle: İstanbul (210), Muğla (83), Antalya (30), Bursa (28), Ankara (20), İzmir (7), Kırklareli (7), Kocaeli (5), Aydın (4), Mersin (4), Denizli (3), Çorum (2), Tekirdağ (1), Ordu (1), Bilecik (1), Konya (1), Yalova (1), Adana (1), Hatay (1) ve Isparta (1). Türkiye'de hastalık tanısı konulanların 297'si Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, 114'ü yabancı uyruklu.

Yabancı uyruklu hastaların ülkeleri ve sayıları ise şöyle: İngiltere (37), ABD (11), Hollanda (11), Porto Riko (5), Birleşik Arap Emirlikleri (5), Suudi Arabistan (4), Almanya (4), İran (4), Kanada (3), Portekiz (3), Romanya (3), Yunanistan (3), İtalya (3), KKTC (2), İspanya (2), İsveç (1), Fransa (1), Güney Afrika Cumhuriyeti (1), İsviçre (1), Cezayir (1), İzlanda (1), Kazakistan (1), Brezilya (1), Rusya (1), Polonya (1), Çin

(1), Nepal (1), Avustralya (1) ve uyruğu belirsiz (1).

Domuz gribine karşı daha önce risk grubundaki 10 milyon kişiyi aşılama kararı alan Sağlık Bakanlığı, ilk partisi Ekim başında gelmesi beklenen aşının daha fazla sayıdaki kişiye yapılabileceğini açıkladı.

Sağlık muhabirleri ile bir araya gelen Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Turan Buzgan, 2 firmanın H1N1 aşısını Eylül sonundan itibaren üretecek duruma geleceğini söyledi.

 

LAST_UPDATED2
 

Kitaplarım



Güzel sözler



“Imgesel güç ve söylem biçimi ile Anadolu’nun yeni şiir dilini yaratan Dursun Özden köse yazılarında; yıllardır dil kirliliği ile savaşan ve Dil Bayrağımız Türkçenin korunup zenginleşmesi için özveriyle çalışan, örnek bir fikir emekçisidir. Kadıköy’de en yakışıklı fotoğrafımı o çekti. Kör gözüme sağlık...”
Fazıl Hüsnü Dağlarca


“Türk Fideller, Bandırma-Granma, 1919-1959, Raki-Rom, Semah-Salsa ve 12 öncü komutanla başlayan ‘Kurtulus ve Aydınlanma Devrimi’ ortak paydasında; bizim ve mazlum halkların esin kaynağı olan, büyük insan Atatürk’ün ülkesinden-Türkiye’den gelen yazar Dursun Özden’e, İstanbul özlemiyle ödül vermek ne güzel...”
Fidel Castro Ruz



“Bati merkezli yalanları çürütenlerden Dursun Özden; UNESCO’nun da onayladığı, Çin’deki Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi’nde, tarihi Turfan Karizi (yer altı su kanalları) üzerine yaptığı belgesel çalışmasıyla; Asya tarihinin yeniden yazılmasına ışık tuttu. Avrasya Kültürü ile dünü yarına bağladı. Kutlarız...”
Prof. Dr. Geng Shimin



“Dursun Özden, Azernews’deki yazıları ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi’ndeki ‘Anadolu Yörükleri ve Kaybolan Etnik Kültürler’ üzerine yaptığı alan çalışmasıyla, Türk Dünyası’na ne kadar büyük hizmet etmektedir...”
Prof. Dr. Hüseyn Ismayilov



“Kuzey ve Batili petrol şirketlerinin; Sudan basta olmak üzere, tüm Kara Afrika kıtasında oynadıkları kirli oyunlarını ve Afrika’daki Türkleri belgeleyen Dursun Özden’i, Türk-Arap dostluğuna ve halkların birlikte yasama kültürüne katkısından dolayı kutluyoruz...”
Mohamed Elhassan Ahmed Elhaj



“Dört kez ölümden kurtardığım yakışıklı hastam ve çapkın sevgilim Nazım’ın izinde yürüyen, güler yüzlü romantik Türk Sairi Dursun Özden; Sibirya’da yaptığı 10 bin kilometrelik tren yolculuğunun ardından, Votkinsky’deki evimde konuğum oldu. Onda, Saman Türk Kültürü ve Nazım Hikmet kokusu var. Özden’e evimi, arşivimi ve gizemli yüreğimi açtım...”
Dr. Galina Gregorevna Kolesnikova



“1921 yılında Ankara’da doğduğumda, isim babam Kemal Atatürk’ün can yoldaşı olan babam İbrahim Ebilov’dan hareketle; Türk Kurtuluş Savası’nın bilinmeyen yanlarını belgeleyen sevgili Dursun Özden’i kutluyorum. Dünyanın 66 haline tanıklık eden ‘Çagdas Evliya Çelebi’ ve Gezgin Sair Özden’in şiirsel yazıları mutlaka okunmalı...”
Anadolu Adilova




Şiir ve Yazılarım

Online

Şuanda 3 konuk çevrimiçi
mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün15
mod_vvisit_counterDün73
mod_vvisit_counterToplam32693