|
Şifacı perilerle kırbaçlı Baksı Dansı
Sinciang-Uygur Özerk Bölgesi'nde çekeceğimiz belgesel film (Turfan Karızları) öncesi, Çonci ve Barkol'dan gelen Altaylı Kazaklarla görüştük. Mankışlak'ta n Ulukışlak'a uzanan ve 40 yıl süren acılı göç öyküsünün gezemli yanları da var. 16 bin 800 kişi ve 6 bin koyun, at ve deve ile başlayan hüzünlü göç, 1600 kişi ile noktalandı. Orta Asya'da Altay Dağı bozkırlarında otağ kurup, at ve koyun sürüleriyle göçebe yaşayan Kazak Türklerinin, (Çin'deki yeni sisteme ve birlikte yaşama kültürüne uyum sağlayamadıkları için) 1911'den başlayıp 1947'ye dek süren uzun ve zorlu göç öyküsü; Barkol, Urumçi, Kaşkar, Tibet Platosu, Himalaya Dağları, Afganistan, Hindistan, Basra ve 1954 yılında İstanbul, Konya, Kayseri ve Ulukışla (Altay Köyü)'nde noktalandı. Çin'in kuzey bölgesindeki steplerde yaşayan göçebe Kazak Türkleri, İslamiyetle tanışmadan önce Şaman geleneğiyle yaşıyorlardı. Yani Göktanrı'ya inanıyorlar ve özel günlerinde Kam Dansı yapıyorlardı. Her bölgenin Aksakal Bilge Dervişi ve Şifacı Kutsal Şaman Anası vardı. İslamiyeti kabul edişlerinden sonra, Şaman Ana'nın yerini Şifacı Kutsal Baksı Ana aldı.
Bu göçle İstanbul'a gelen ve bu gün 80 yaşında olan Şifacı Saniyekan Çetin, Türkiye'nin tek Baksı Anası olduğunu iddia ediyor. Göç etmeyip orada kalan ve hala Çin'de yaşayan akrabalarının çoğunun profesör, doktor, mühendis, sanatçı ve devlet adamı olduklarını vurgulayan Baksı Ana Saniyekan, Güneşli'deki evine gelen her türlü hastayı, dua okuyarak şifacı perilerin de yardımıyla iyileştirdiğini söylüyor. Hastanın kendisine tam olarak inanmasını, nabız ve başın özel bölümlerini dinledikten sonra esas kamçılı peri çağırma işlemlerine başlıyor. Evinin salonundaki post üzerine oturan hastayı sürekli kırbaçlayıp, hastalığın bedeninden çıkmasına yardımcı oluyor. Öküz derisinden yapılmış özel kamçı-kırbaçın şaklayan sesine gelen perilerin kendisine göründüğünü ve onlarla konuştuğunu ileri süren Baksı Ana, insanların ve toplumların geleceği ile ilgili de öngörülerde bulunuyor. Saniyekan, yaptığı işin tamamen yasal, meşru ve kutsal olduğunu, iyileşen hastalar isterlerse para, hediye ve kurban bağışında da bulunduklarını söylüyor. 83 yaşındaki eşi Savat Çetin ise, Altay Dağları - Barkol bölgesinden buraya gelirken eşi Saniyekan'a yaşlı bir Kazak Baksı Ana'nın el verdiğini vurguladı. Aslında, Baksı Ana Saniyekan'ın kırbacından kurtulmak için evin içindeki kovalamaca, kopuz eşliğinde söylenen oynak Kazak dansından başka bir şey değil... Sibirya'da Şaman ayinlerine tanık olduğum için, bu kırbaçlı peri oyununu yadırgadım. Baksı Ana ile beni ve yönetmen arkadaşım Ali Pınar'ı tanıştıran, elindeki kopuzla Kazak Türküleri çalıp söyleyen Altaylı Mustafa Buyurgan'a teşekkür borçluyuz. Eğer hasta iseniz, doktor sizi bekliyor. Sağlıklı ve mutlu günler için yeni bir dans başlıyor. Semahta ya da semada döne döne, yan yana ve yana yana yapılan içsel bir yolculuk için, sevgide odaklanmanın tam zamanı... "Açılım" da moda oldu. Haydi, bir damla okyanusta sevgiye açılalım!..
|